|
|
Tarih : 12.03.2010 09:29:28 |
|
| MYRİKA THERME: 1883 yılında İlçemizde araştırmalar yapan William Mitchell |
|
| |
Hazırlayan SAMİ ÜMÜT Haymana Kaymakamlığı Emekli Yazı İşleri Müdürü
MYRİKA THERME: 1883 yılında ilçemizde araştırmalar yapan William Mitchell Ramsay’a göre “Myrika’nın mevkii Chalcedon meclisindeki bir imzada bahsedilen sıcak su menbalarından dolayı katiyetle tesbit edilmiştir. Germa ile Eudoxias kaplıcalardan maada Galatia Salutaris’de bildiğimiz yegane sıcak su menbaları Haymana’nın merkezinde Kadıköy’ün yanındaki menbadır.” Keltler (Galatlar-Galyalılar), önceleri Avrupa'nın batı bölgelerinde yaşıyorlardı. M.Ö. 280-274 yıllarında Anadolu’ya Çanakkale Boğazından girdiler. Burada Gelibolu şehrini kurdular. Batılılar buraya Gal kenti anlamına gelen “Gallipoli” demektedirler. Ege’yi yağmaladıktan sonra benzer şekilde bir kısım Galyalılar, tarihçi Polybius'un anlattığına göre Bizans'ı çok beğenince kentin yakınlarına yerleşmişlerdi. Burası, bugüne kadar İstanbul'un tarihi merkezlerinden birisi olan ünlü "Galata" semti olarak kalmıştır. Galat gücünün, kadınlı erkekli 20.000 kişiden oluştuğu ve kadınların da erkeklerle birlikte savaşa katıldığı antik yazarlarca belirtilir. M.Ö. 230 civarında, Keltler Sangarius River (Sakarya) ve Halys (Kızıl Irmak) arasında çorak arazilere yerleştiler. Üç büyük boy halinde Anadolu'ya geçmiş olan Galatlar Frigya'ya yerleşince, her bir boy bir yöreye yerleşmek üzere bölgeyi paylaştı. Bunlardan "Tolistoages"ler, Pessinus ve Gordion yöresini (Sivrihisar’ın Ballıhisar köyü ve Polatlı Yassıhöyük); "Tektosages"ler Ankara'yı (Ankyra-Ancyra); "Trokmes"ler de Yozgat Tavion (Büyük Nefesköy) civarını seçti. Eski bir geçmişi olan Ankara, ilk kez Galatlar döneminde başkent oldu. Roma'ya bağlandığı yıllarda Galatlara ilişkin önemli yapı olan Augustus Mabedi yapıldı. Roma döneminde ise, yörenin en gelişmiş kenti oldu. Ankara Kalesi Galatlar Roma Eyaleti oluncaya kadar Galatlar tarafından yoğun bir şekilde kullanılmıştır. Galatlar sünnet olup, inandıkları tanrılara boğa kurban keserlerdi. İncil’de İsa’nın 12 havarilerinden biri olan Tarsuslu Aziz Paulus M.Ö 25 yıllarında Galatyalılara bir mektup yazarak, İncil'in "Paulus'un Galatyalılar'a Mektubu" bölümünün 5. babında Paulus, o dönemlerde Hıristiyanlık'ın en büyük rakibi olan Yahudilik'in en önemli geleneklerini uygulamamaları için Galatlar'ı ikna etmeye çalışmıştı. Bu geleneklerden biri de sünnet olmaktı. Bulunduğumuz bölgede yapılan yüzey araştırmalarında Polatlı'da Basrikale ve Hisarlıkaya, Sakarya Irmağı'na hakim Çanakçı ve Çağlayık, Beypazarı'nda Tabanoğlu ve Dikmenkale, Ayaş'ta Canıllı, Keçiören'in Bağlum köyünde Hisartepe, Gölbaşı İlçesi Oğulbey ve Örencik köyleri, Haymana ilçesinin Güzelcekale köyünün güneybatısında bulunan Güzelcekale, Kadıköy yeni adı Yeşilyurt (Myrika Therma-Hagios Agapetos) ve daha başka kale kalıntıları belirlendi. Kalelerin bazıları çevredeki kaya kitlelerine bağlanarak yapılmıştı. Galatia'nın M.Ö. 1. yy'ın sonlarında Roma egemenliğine girmesinden sonra Romalılar Galyalılara dokunmamış ve onları GALATİA SALUTARİS ve GALATİA PRİMA adlarıyla ikiye bölmüştür. Galatai Salutaris’in Başkenti Pessinus (Sivrihisar-Ballıhisar Köyü Pessinus’un üzerine kurulduğundan Galat dönemine ait bir çok eserler bulunmuş burası sit alanı ilan edilmiş köylüler evlerine çivi bile çaksalar izin almak zorundalar), Galatia Prima’nın Başkenti Ankrya-Ancyra (Ankara) olmuştur. O zamanki Haymana bölgesinde en büyük yerleşim yeri Myrika (Kadıköy) Galatia Salutaris eyaletinde bulunuyordu. Galatai Salutaris Sandıklı Ovasında bulunan Kaplıca şehirleri olan Pentapolis Şehirleri (Beş Şehir bunlar Eukarpia, Brouzos, Hioropolis, Otrous ve Stektoron’dur) Myrika ve Petinessos (Tuz gölünün batısı) Kaplıca ve maden suyunun bulunduğu bölgeler. MYRİKA THERME: İlçemiz Kadıköy’ün (Yeşilyurt) bulunduğu yer. Önceleri Myrika Therme denmiş. Daha sonra Myrikion, Myrica, Myricion denmiş Son olarakta ismi Hagios Agapetos olarak değiştirilmiştir. 1883 yılında İlçemizde araştırmalar yapan William Mitchell Ramsay, The Historical Geography of Asia Minor (1890) adlı kitabında Myrika’ya geniş yer verir. Ramsay “Myrika’nın mevkii Chalcedon meclisindeki bir imzada bahsedilen sıcak su menbalarından dolayı katiyetle tesbit edilmiştir. Germa ile Eudoxias kaplıcalardan maada Galatia Salutaris’de bildiğimiz yegane sıcak su menbaları Haymana’nın merkezinde Kadıköy’ün yanındaki menbadır.” demiş. Ayrıca” kaplıcasıyla tanınan piskoposluk merkezi Myrikion’un (Myrika, KadıKöy) yanısıra doğuya doğru Ankrya-Tavion yolu üzerindeki Sarmalius da denen Sarmalia, Olianos, Agrizama, Oinkele, Londosia, Dikdis ve Karima adlarını taşıyan çoğunun yeri bile saptanamayan küçük kasabalar vardı.” Ramsay, 1883 yılında İlçemizde Haymana merkez, Kadıköy, Karahoca, Gerim, Erif, Dereköy, Gavur Kalesi, Oyaca ve Topaklı’yı gezdiğini kitabında belirtmektedir. O yılda Haymana ilçe merkezinde Devlet dairelerinin yanında onbeş yeni ev bulunduğunu, İlçe merkezinin iki yıl önce Sivri köyünden buraya geldiğini, Sivri köyünün bir şekilde yok olduğunu, (belki de bahsedilen yangın), Kaymakamlığın 1880 yılında kurulduğunu, Kadıköy’de türlü sayısız kalıntıların bulunduğunu, Köy Mezarlığınki mezar taşlarının Hristiyan mimarisine uygun olarak gördüğünü, Bunlardan Bazılarında Bizans stili kesme haçlar olduğunu söylemektedir. Mezarlığın içindeki yazıtların neredeyse tamamen okunaksız ve çok yıpranmış olduğunu görmüş. Bir mezartaşını okuyarak şöyle tercüme etmiştir. “Sakarya ve Kızılırmağın arasında buranın açık modern adı MYRİKA, Ülkenin Güney batısında Angora vardır.” Karahoca’da ilginç yazıtlar ve sunak taşları tespit etmiş. Erif (Sarıdeğirmen) ve Gerim’de (Yaylabeyi) küçük bir tapınağın temelini teşpit etmiş. Kadıköy-Dereköy yolunun bir sırt üzerinden geçtiğini, orada Angora Gâvur kalesi yüksek vadi üzerinde küçük bir kale ve burada seramikler olduğunu buranın şüphesiz Angora için bir karakol olduğunu belirtir. Gavur kalenin duvarlarının birkaç kısımlarının kayaların üzerine yapıldığını tepit etmiş. Ramsay, ”Myrika’da Gavur kalesi varlığını gösterir. Kalenin Ancyra ve Sangarios (Sakarya) için önemi çok büyüktü. Haimane bir vadinin güney ucunda olan hamamı ve sağlıklı olmak için büyük ölçüde önemli olan sıcak su var. Buraya eski zamanda Therma Myrika denir.” demektedir. Yılaneserinde bulunan Roma zamanından kalma harabelerin bulunduğu yerde daha önce Galatların kullandığı kaplıca merkezi varmış. Adı Myrika Therma. O yıllarda bile Şifa dağıtan bir merkezmiş. Kaplıcanın üç mil aşağısında piskoposluk merkezi olan Myrikion (Şimdiki Yeşilyurt Köyü) ve çevresindeki köylerde tapınak temelleri, sunak taşları ve mazarlıktaki yazıtların tespit edilmesi şüphesiz uzun yıllar bulunduğumuz bölgenin merkezi statüsünde olmuştur. Haymana Kaplıcaları Milattan Önceki yıllardan beri belki de 5000 yıldır sıcaklığını kaybetmeden ve ısı derecesini düşürmeden akışını devem ettirip şifa dağıtmaktadır. Bundan böyle de sonsuza dek akışını ve şifasını dağıtmaya devam edecektir. (Kaynak : William Mitchell Ramsay, The Historical Geography of Asia Minor (1890) Veli Sevin, Anadolunun Tarihi Coğrafyası The Cities of St Paul (1907)
|
|