Hakkımızda | İletişim
Haymananın İlk ve Tek Siyasi Bağımsız Gazetesi

MUHARREM AYI,HİCRÎ YILBAŞI, AŞURE ORUCU VE AŞURE GÜNÜNDE OLUP BİTEN HADİSELER:
31/10/2014

Ahmet DANIŞMAN Haymana Müftüsü

Bugün 7 Muharrem 1436 hicri, 31 Ekim 2014 Milâdi Cuma günüdür. Muharrem ayı, kameri ay (Hicri ay) takvimine göre hicri yılın ilk ayıdır. Dolayısıyla 1 Muharrem 1436 cumartesi günü hicri yılbaşı olduğu için yeni hicri yılınızı tebrik eder, hepinize ve İslâm âlemine birlik, beraberlik ve huzur getirmesine vesile olmasını Yüce Allah’tan dilerim. Hicri yılın başlangıcı Hz. Ömer (R.A) devrinde Peygamberimiz (S.A.V) in Mekke’den Medine’ye Miladi 622 yılında hicret ettiği yıldan başlamıştır. Demek oluyor ki Peygamberimiz (S.A.V)’in Mekke’den Medine’ye hicret etmesinden bu zamana kadar 1435 sene geçmiştir. Hicri 1436 senenin birinci ayı olan Muharremin yedinci gününü idrak etmiş bulunuyoruz. Gerek hicri yıl olsun veya Milâdî yıl olsun senenin ayları 12’dir. Yerleri ve gökleri Allah-u Teâlâ öyle düzenlemiştir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor: “ (Allah-u Teâlâ) Gökleri ve yeri yarattığı günde (n beri) Allah’ın yazısına (takdirine) göre, Allah katında ayların sayısı on iki olup, bunlardan dördü haram aylardır.” (Tevbe: 36) Haram aylara gelince: Muharrem, Recep, Zilkade ve Zilhicce’dir. Hicri yılın ayları şunlardır. 1- Muharrem, 2- Safer, 3- Rebi’ul Evvel, 4- Rebi’ul âhir, 5- Cemaziyel-evvel, 6- Cemaziyel âhir, 7- Recep, 8- Şaban, 9- Ramazan, 10- Şevvel, 11- Zilkâde, 12- Zilhicce’dir. Hicri yıllar, gökyüzündeki ayın yörüngesindeki hareketlerine göre hesap edildiği için 354 gündür.Milâdî yıllar ise dünyanın güneşin etrafındaki yörüngesine göre dolaşmasına göre hesap edildiği için 365 gün 6 saattir. Yani dünya Allah’ın emriyle güneşin etrafında takdir edilen yörüngesindeki yolunu hiç şaşmadan yaratıldığından beri 365 gün 6 saatte tamamlar. Bundan da anlıyoruz ki hicri yılı, (kameri yıl) Milâdî yılından (Güneş yılından) 11 gün noksandır. Nitekim Peygamberimiz  (S.A.V) hicri yılına göre 63 yaşında, Milâdî yılına göre 61 yaşında vefat etmiştir. İslâm öncesinde olduğu gibi İslâm dini de Muharrem ayına değer vermiş ve Peygamberimiz  (S.A.V) şöyle buyurmuştur: “Ramazan ayından sonraki en faziletli oruç, Allah’ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur. Farz namazlardan sonra en faziletli namaz, geceleyin kılınan nafile namazdır.” (Müslim, Sıyam:202-203) Hicri yılın birinci ayı olan Muharrem ayını anlamlı kılan hususlardan birisi, bu ayın onuncu günü olan aşure günüdür. Aşure gününde Cenab-ı Hakk on Peygamberine on değişik ikram ve ihsanda bulunmuştur. Peygamberler tarihinde geçen on ikram şunlardır. 1-Allah-u Teâlâ, Hz. Mûsâ’ya (A.S) Âşure gününde denizi yararak yollar açmış ve beni İsrail’i kurtarmış, Firavun ve ordusunu sulara gömmüştür. 2-Hz.Nuh (A.S) gemisini Cûdi dağının üzerine Aşüre gününde demirleşmiştir. 3-Hz.Yûnus (A.S) balığın karnından Aşure günü kurtulmuştur. 4-Hz.Adem (A.S) in tevbesi aşure günü kabul edilmiştir. 5-Hz.Yusuf, kardeşlerinin atmış olduğu kuyudan aşüre günü çıkarılmıştır. 6-Hz.İsa (A.S) o gün dünyaya gelmiş ve o gün semaya yükseltilmiştir. 7-Hz. Davud’un (A.S.) tevbesi o gün kabul edilmiştir. 8-Hz. İbrahim’in (A.S.) oğlu Hz. İsmail o gün doğmuştur.9-Hz. Yakub’un (A.S.) oğlu Hz. Yusuf’un hasretinden dolayı kapanan gözleri o gün görmeye başlamıştır. 10-Hz. Eyyüb (A.S.) hastalığından o gün şifa bulmuştur.Ayrıca Hz. Aişe’nin belirttiğine göre, Kâbe’nin örtüsü daha önceleri aşure gününde değiştirilirdi. Maalesef Hz. Peygamber (S.A.V.) efendimizin torunu ve Hz. Ali (R.A.)ın oğlu Hz. Hüseyin (R.A.)in de şehit edilmesi aşure gününde olmuştur. Sevgili Peygamber Efendimiz (S.A.V.)in : “Dünyanın iki çiçeği” ve “cennet çocuklarının efendileri” diyerek övdüğü Hz. Ali ile Hz. Fatım’nın ciğer parelerinden biri olan Hz. Hüseyin (R.A.) in siyasi ihtiraslar uğruna yezid’in emri ile askerleri tarafından kerbelâda şehit edilmesi faciası Hz. Peygamberi ve ehli beytini seven bütün mü’minleri derinden yaralamış, kalplerimizi incitmiş ve gönüllerimizde silinmez izler bırakmıştır. Gerek Sünni, gerek şiî ve alevi bütün Müslümanlar bu kerbelâ katliamından sonra yezidî lânetler ve Hz. Hüseyin (R.A.)i de rahmetle anmaya devam etmektedirler. Çocuklarımıza da yezid ismini vermeyiz. Kızdığımız bir kimseye de hakaret olsun diye yezid adam deriz. Peygamberimiz (S.A.V.)in isimlerini, Hz. Ali (R.A.), Hz. Fatma (R.A), Hz. Hasan (R.A), Hz. Hüseyin (R.A) inde isimlerini seve seve çocuklarımıza vermeyi bir şeref ve görev telakki ederiz. Hatta bütün camilerimizde Allah (c.c.), Muhammed (S.A.V), Ebû Bekir  (R.A.), Ömer (R.A),  Osman (R.A),  Ali (R.A),  Hasan (R.A) ve Hüseyin (R.A) yazılı levhaları asmaktan mutluluk duyar ve saygı ile bu isimleri anarız. Beş vakit namazlarımızda “Allahümme salli alâ Muhammed’in ve alâ âli Muhammed” diye okurken  “Allahım, Muhammed’e ve O’nun ehli beytine rahmet eyle”. Diye salli barik okurken her gün 30 defa Hz.Muhammed (A.S) e ve O’nun Ehli Beytine dua ediyoruz. Müjdeler olsun iman edip namaz kılanlara ve namazların sonunda selâm vermeden önce Hz.Muhammed (A.S) e ve O’nun Ehli Beytine dua edenlere. Allah-u Teâlâ bizi Hz. Muhammed (A.S) in ve Ehli Beytinin şefatine nail eylesin. Amîn. Şu hususu da hatırlatmak isterim ki kerbelâ da Hz. Hüseyin (R.A) ve yetmiş civarında Ehli Beytin şehit edilme olayında Türk milletinin rolü yoktur. Yani o savaşta bizim ecdadımız yoktu. Henüz Müslüman olamamışlardı. Eğer bizim ecdadımız yani Türk milleti, o zaman Müslüman olmuş olsalardı, Hz. Hüseyin’in ve Ehli Beytinin yanında yer alırlardı ve bu katliamın yapılmasına engel olurlardı. Çünkü Türk milleti var olduğundan beri, tarih sahnesine çıktıklarından beri daima mağdurun, mazlumun yanında yer almışlar ve mazlumların yanında yer almaya kıyamete kadar devam edeceklerdir. Dün de böyleydi, bugün de böyledir ve gelecekte de böyle olacaktır. Dolayısıyla yezid’i ve Kerbelâ katliâmını  yapan ordusunu lânetle, Hz. Hüseyin’i (R.A), Ehli Beyti, bütün şehitlerimizi, gazilerimizi ve ecdadımızı rahmetle anıyoruz. Kerbelâ’yı bahane ederek daha nice Kerbelâların yaşanmasına sebeb olacak katliamları milletimize yaşatmak isteyen, kâfirlerin, münafıkların ve hainlerin tuzaklarını Allah boşa çıkarsın Amîn. Önümüzdeki 3 kasım pazartesi günü aşüre günüdür. Oruç tutmak isteyenler ya pazartesi ve Salı gününü veya Pazar- pazartesi gününü oruç tutsunlar. Sadece aşüre günü yani önümüzdeki pazartesi günü oruç tutmasınlar. Sadece aşüre günü Yahudiler oruç tutarlar. Peygamberimiz (S.A.V) sadece aşüre günü oruç tutmayı yasaklamıştır. Hicri yeni yılınızı, aşüre gününüzü kutlar, daha nice yıllara mutlu bir şekilde kavuşmanızı Allah’tan diler, sevgi, saygı ve selâmlar sunarım. 


Bu yazıya henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olabilirsiniz.
Mesajınız Gönderiliyor
Lütfen Bekleyiniz...


Teşekkür Ederiz.
Mesajınız Gönderilmiştir.
En Kısa Zamanda Editörlerimiz
Tarafından Kontrol Edilip Yayınlanacaktır.


Olası Sebeplerden Ötürü
Mesajınız Gönderilmemiştir.
İnternet Bağlantınızı Kontrol Edip
Tekrar Deneyiniz.
İsminizi Giriniz
Lütfen En Az 3 Karakter İsim Giriniz
: *
Mesaj Başlığı Giriniz
Lütfen En Az 5 Karakter Mesaj Başlığı Giriniz
: *
E-Mail Adresinizi Giriniz
E-Mail Boş Bırakın veya Doğru Mail Adresi Giriniz.
:   
Yorumunuzu Yazınız * Max 1000 karakter.Kopyala yapıştır yaparsanız yorumunuz kesilebilir.
Lütfen En Az 10 Karakter Bir Yorum Yazınız.
İşlemin Sonucu Kaçtır :
Lütfen İşlem Toplamını Doğru Giriniz.
 " MUHARREM AYI,HİCRÎ YILBAŞI, AŞURE ORUCU VE AŞURE GÜNÜNDE OLUP BİTEN HADİSELER: " Haberine Yapılan Yorumlar
Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır.  Sayfanın üstüne gitmek için tıklayınız...
Sizde Reklam Verebilirsiniz
Yazarlarımızdan...
Yazarlar - Son 5 Yorum
Haberler - Son 5 Yorum
Sizde Reklam Verebilirsiniz
Facebook'ta Bizi Bulun


Ulusal Gazetelerin Mansetleri
 Bir Gazete Seçin