Hakkımızda | İletişim
Haymananın İlk ve Tek Siyasi Bağımsız Gazetesi

BEŞ VAKİT NAMAZIN ÖNEMİ VE CEMAATLE NAMAZ KILMANIN FAZİLETLERİ
14/11/2014

Ahmet DANIŞMAN Haymana Müftüsü
Peygamberimiz (S.A.V.) Hadis-i Şeriflerinde buyurmuştur ki: “İslâm Dinî beş şey üzerine bina edilmiştir: Allah’tan başka ilah olmadığına ve Hz. Muhammed (S.A.V.)’ in Allah’ın Resûlü olduğuna şehadet etmek, namazı dosdoğru kılmak, zekâtı vermek, haccetmek ve Ramazan orucunu tutmak.” (Buharî, Müslîm)
“Allah, beş vakit namazı (kullarına) farz kılmıştır. Kim abdesti güzelce alır, beş vakit namazı vaktinde kılar, rükûunu ve huşûunu tam yaparsa bu kimseye Allah’ın onu bağışlayacağı (ve cennete koyacağı) na dair ahdi (sözü) vardır. Böyle yapmayan kimseye ise Allah’ın bir va’dı (sözü) yoktur. Dilerse onu bağışlar (ve cennetine koyar), dilerse ona azap eder.” (Ebû Davud. Sünen, Salat) “Beş vakit namaz kendileri arasında yapılan günahlara ve cuma namazı diğer cuma namazına kadar, ramazan diğer ramazana kadar büyük günahlardan kaçınıldığı takdirde aralarında işlenen küçük günahlara keffarettir.” (Müslîm, müsned) “Peygamberimiz (S.A.V.): Altı şeyi yapacağınıza söz verin, ben de sizin cennete girmenize kefil olayım. Ashab (R.A.): [Nedir o altı şey ya Resûlellah] dediler. (Resûlellah) (S.A.V.) buyurdu ki: “Namazı kılın, zekâtı verin, emanate riâyet edin, avret mahallinizi zinadan, karnınızı haramdan, dilinizi yalan (iftira) ve her türlü yasaktan koruyun. Bu altı şeyi yerine getiren, cennet ehlindendir.” (Ettergîb Vetterhîb: cilt:1, S:518)
İslâmın beş şartından biri olan namaz ibadeti, oruç, zekât ve kurban gibi ibadetlerle beraber bütün dinlerde var olmuşlar ve insanlık tarihi boyunca uygulana gelmiş ibadetlerdir. İbrahim (A.S.) İbrahim sûresi ayet 40’da, İsmail (A.S.), Meryem sûresi, ayet:31’de, Lokman (A.S.) Lokman sûresi, ayet:17’de ve Kur’an-ı Kerîm’in bir çok ayetinde namazın, zekâtın ve orucun farziyyetini beyan eden ayetler mevcuttur. Ayrıca hadîs kitaplarında da namazla ilgili yüzlerce hadîs’i şerîf Peygamberimiz (S.A.V.) tarafından varid olmuştur. Namaz ibadeti Allahu Teâlâ’nın en çok sevdiği ibadet olması yanında bildiğimiz ve bilmediğimiz üstünlükleri ve fazîletleri mevcuttur. Nitekim namaz, namaz kılan mü’minlerin îmanlarını kemale erdirmesi, ahlaklarını güzelleştirmesi, sevap kazanmalarına vesîle olması diğer ibadetleri de yapmalarına vesîle olması ve günahlardan da uzaklaşmalarına vesîle olması yanında çok fazîletleri ve üstünlükleri olan en üstün ibadettir. Allahu Teâlâ, Ankebût sûresinin kırkbeşinci ayet-i kerîmesinde namaz kılmanın mü’mini bir kısım günahlardan uzaklaştırdığını bize haber vererek buyuruyor ki: “(Resûlüm!) Sana vahyedilen kitab’ı (Kur’an-ı) oku ve namazı kıl. Muhakkak ki, namaz,hayâsızlıktan ve kötülük (ler) den alıkoyar. Allah’ı anmak (namaz kılmak) elbette (ibadetlerin) en büyüğüdür. Allah, yaptıklarınızı bilir.„ (Ankebût: 45)
Bu yazımda şu hususa da değinmek isterim ki, İnsan ruh ve bedenden meydana gelmiş, fizîki portre bakımından en güzel bir varlıktır. Dünyanın en değerli varlığı olarak Allahu Teâlâ tarfından yaratılması insanın fizîki portresinden ziyâde îman edip, salih ameller işleyip güzel ahlakî fazîletleri taşımasıyla, topluma faydalı olmasıyla mümkündür. Kişinin güzel ahlâkî meziyetlere sahip olması demek, ancak ruhunun gıdası olan îman etmesi, Allah’tan korkması, başta namaz olmak üzere ibadetlerini zamanında yapması ve bu şekilde îmanının kemâle ermesiyle mümkündür. Îman etmeyen kimsede Allah korkusu olmaz, vicdanları haksızlıklardan ve kötülüklerden rahatsız olmaz. Günahları ve yaptıkları zulümleri ve yediği haramlar onların kalplerini ve vicdanlarını körletir ve paslandırır. Onun için önce îman, sonra başta namaz olmak üzere ibadetler ve bu sayede olgunlaşan ruhun güzel ahlâkî meziyetleri benimseyerek yapılmasını ruhun bedene emretmesi ve hayırlı, sevaplı işler yaptırarak kişinin olgun bir mü’min olması mümkündür.
 
Cemaatle Namaz Kılmanın Fazîleti: 
Peygamberimiz (S.A.V.) buyurmuştur ki: “Cemaatle namaz kılmanın sevabı, yalnız başına namaz kılmanın sevabından yirmiyedi kat daha fazladır.„ (Müslîm: Mesacid)
Yatsı namazını cemaatle kılan (mü’min), yarı geceye kadar, sabah namazını cemaatle kılan (mü’min) o geceyi ibadetle geçirmiş gibi olur.„ (Ebû Davud: Salât)
Değerli din kardeşlerim, iyi ki Beytullah’ın (Kâbenin) şubeleri olan camilerimiz var, iyi ki Kur’an Kurslarımız var, iyi ki cumalarımız var, iyi ki bayramlarımız var, iyi ki teravihlerimiz var, iyi ki mevlitlerimiz var, iyi ki ölenlerimiz için cenaze namazlarımız var, iyi ki cemaatle kılınan beş vakit namazlarımız var. Eğer camilerimiz olmasaydı, cemaatle kılınan namazlarımız olmasaydı dinimizi öğrenmemizde, ibadetlerimizin zevkini tatmamızda, birbirlerimizi tanımamızda, birlik ve beraberliğimizin pekişmesinde, kabul olunan toplu dualar yapmamızda, sıkıntı ve sevinçlerimizi paylaşmamızda ve yoksulları, sıkıntısı olanları tanımamızda ve onlara yardım ve destek vermemizde çok zorluklar yaşayabilirdik. Aynı zamanda Cuma günleri vaaz ve hutbeler vesîlesiyle fert ve toplumları ilgilendiren haftalık mesajları ve bilgileri de elde etmemiz zorlaşırdı. Çünkü camilerimiz, ibadetlerimizi toplu olarak yaptığımız (manen) Allah’ın evleri mesabesinde olmalarının yanında İslâm medeniyetinin doğduğu, geliştiği ve zirveye ulaştığı ulvî mekânlardır.
 
Bu yazıma son verirken, son günlerde yaşanan ve vicdanı olan her bir bireyi derinden yaralayan, her mü’minin yüreğini sızlatan büyük bir zulüm, Filistindeki kardeşlerimize ve Mescid-i Aksa’ya karşı yapılıyor. Müslümanların ilk kıblegâhı olan bu Ulu Mâbede işgalci İsrail askerlerinin postallarla girmeleri, Kur’an-ı Kerîm’leri yerlere atmaları, namaz kılan müslümanlara müdahele etmeleri, hatta mâbedi müslümanlara kapatmaları, içinde gaz bombaları atarak mâbedin içini toza dumana katarak, halıları yer yer yakmaları, mihraba zarar vermeleri ve hatta Mescid-i Aksa yıkılsın diye altını oymaları, bütün ilâhî dinlerin koruma altına aldığı inanç hürriyetine ve mâbed dokunulmazlığına karşı yapılan büyük bir saygısızlık, zulüm, tecavüz ve barbarlıktır.
Biz müslümanlar, Mescid-i Aksâ ile olan gönül bağımızı hiçbir zaman koparmadık ve koparmayacağız. Artık bu işgalci ve terör devleti olan İsrail’in zulmünün kalıcı olarak durmasını istiyoruz. Birleşmiş Milletleri, müslüman ülkeleri ve demokrasinin bayraktarlığını yapmakta olduklarını iddia eden Avrupa ülkelerini bu zulmün durması için bir çare bulmaları için göreve davet ediyoruz. 
Zalimlerin zulmü varsa mazlumların da Allah’ı vardır. Hiçbir zalimin sonu mutlu olmamıştır. Zalim zulmünü artırdıkça kendi sonunun yaklaştığının habercisi olur. Başta terör devleti olan İsrail’in zulmü olmak üzere Allah zalimlere karşı mazlumları ve müslümanları korusun. Müslümanlara birlik ve kardeşlik şuuru versin.
Amîn, Amîn, Amîn
Sevgi, saygı ve selamlarımla 

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olabilirsiniz.
Mesajınız Gönderiliyor
Lütfen Bekleyiniz...


Teşekkür Ederiz.
Mesajınız Gönderilmiştir.
En Kısa Zamanda Editörlerimiz
Tarafından Kontrol Edilip Yayınlanacaktır.


Olası Sebeplerden Ötürü
Mesajınız Gönderilmemiştir.
İnternet Bağlantınızı Kontrol Edip
Tekrar Deneyiniz.
İsminizi Giriniz
Lütfen En Az 3 Karakter İsim Giriniz
: *
Mesaj Başlığı Giriniz
Lütfen En Az 5 Karakter Mesaj Başlığı Giriniz
: *
E-Mail Adresinizi Giriniz
E-Mail Boş Bırakın veya Doğru Mail Adresi Giriniz.
:   
Yorumunuzu Yazınız * Max 1000 karakter.Kopyala yapıştır yaparsanız yorumunuz kesilebilir.
Lütfen En Az 10 Karakter Bir Yorum Yazınız.
İşlemin Sonucu Kaçtır :
Lütfen İşlem Toplamını Doğru Giriniz.
 " BEŞ VAKİT NAMAZIN ÖNEMİ VE CEMAATLE NAMAZ KILMANIN FAZİLETLERİ " Haberine Yapılan Yorumlar
Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır.  Sayfanın üstüne gitmek için tıklayınız...
Sizde Reklam Verebilirsiniz
Yazarlarımızdan...
Yazarlar - Son 5 Yorum
Haberler - Son 5 Yorum
Sizde Reklam Verebilirsiniz
Facebook'ta Bizi Bulun


Ulusal Gazetelerin Mansetleri
 Bir Gazete Seçin