Hakkımızda | İletişim
Haymananın İlk ve Tek Siyasi Bağımsız Gazetesi

AFET VE MUSİBETLERLE İMTİHAN
27/02/2015

Yusuf İSLAMOĞLU Haymana Vaizi
Zaman zaman insanlar; deprem, sel, fırtına ve çığ düşmesi gibi doğal afetlere; ölüm, hastalık, yaralanma, gibi kişisel afetlere; terör, fitne, fesat gibi sosyal musibetlere maruz kalabilmektedir. Bu musibetler, canlara ve mallara az veya çok zarar vermekte, insanlar bundan etkilenmekte ve acı çekmektedirler. Bunların bir kısmına doğal afet denilmektedir. Tabiî âfetlerin meydana gelmesinde insanların davranışlarının etkisi var mıdır? Yoksa bunlar sadece birer imtihan ve takdiri ilâhi midir? İnsanlar âfet ve musîbetler karşısında ne yapmalıdırlar? Bu sorulara şu ayetle cevap bulmaya çalışalım. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmaktadır: "Mutlaka sizi biraz korku ve açlıkla ve mallardan, canlardan ve ürünlerden biraz eksilterek imtihan ederiz. Sabredenleri müjdele. Onlar başlarına bir musîbet gelince, ‘Biz Allah’ın kullarıyız ve biz O’na döneceğiz’ derler. İşte Rableri tarafından bol mağfiret ve rahmete nail olacak kimseler bunlardır. (Bakara 155-157.) Bu ayetlere göre insanlar dünyada farklı şekillerde denenmektedirler. DÜNYA İNSANLAR İÇİN İMTİHAN ALANIDIR a) Korku İle İmtihan: "Korku", Allah’ın kullarını bir imtihanı olduğu gibi, aynı zamanda psikolojik bir cezalandırma yöntemidir. b) Açlıkla İmtihan: Açlık, nimet azlığının, kıtlığın ve yokluğun ifadesidir. Kıtlığın olmasında, ürünlerin az yetişmesinde insanın çalışmamasının etkisi varsa da, Allah yağmur yağdırmadığı, ürünlere şiddetli soğuk ve dolu zarar verdiği zaman insanın yapacağı bir şey yoktur. c) Mal ve Ürünlerden Eksilterek İmtihan: İnsanlara gerçekte mülkü veren Allah’tır. İnsanın sahip olduğu nimetlerin, mal ve mülkün, bir takım kişisel sebeplerle eksilebileceği gibi, ilâhî imtihan sebebi ile de eksilmesi mümkündür. Mesela, yağmurların yağmaması, kuraklık, sel felaketinin mallara zarar vermesi, deprem gibi âfetlerle insanın, mal ve mülkü zarar görüp noksanlaşabilir. Âyet bu gerçeğe şöyleişaret etmektedir. “İnsanın malı ve evladı onun için bir imtihandır.” (Enfâl, 28) Rabbimiz, hakiki sebebi unutarak, nimet karşısında sevinen ve şımaran, imtihan karşısında üzülen ve yakınan insanları kınamaktadır:"İnsan, Rabbi onu deneyip de kendisinde ikramda bulunduğunda, ona bol bol nimetler verdiğinde, ‘Rabbim bana ikram etti’ der. Ama onu deneyip rızkını daraltınca, ‘Rabbim beni aşağıladı’ der" (Fecr, 15-16) d) Ölüm İle İmtihan: Her canlı mutlaka ölümü tadacaktır. Bu, ilâhî bir yasadır. İnsanlar, Allah’ın takdir ettiği yaşama süresi dolunca ölmektedirler. Bütün bunlar, insanlar için birer imtihandır. Aslında hayatın kendisi bir imtihan sürecidir. 2. MUSÎBETLERE KARŞI SABIRLI OLMAK GEREKİR Musibet nedir? "Müslümanı üzen her şey musîbettir." (Kurtubî, el-Câmi’ li Ahkâmi’l-Kur’ân, II, 175, Kahire, 1937) Allah, insanların hem musîbet ile sınanacaklarını, hem de musîbetler karşısında nasıl tavır takınmaları gerektiğini açıklamaktadır. Musîbetlerin meydana gelmesinde iki etken bulunmaktadır: İmtihan amaçlı İlâhî irade ve insanların kendi davranışları. İlahi İradeye dayanan Afetler:Teğâbün sûresinin 11. âyetinde, "Size isabet eden her türlü musîbet ancak Allah’ın izni ile olur" buyurulmaktadır. Diğer ayetlerde; “Hiçbir şey, O’nun izni olmadan meydana gelemez.”(Nisa, 64) “Kimse kimseye zarar veremez.” (Mücadele, 10) "Allah’ın izni olmadan hiç kimse ölmez. (Ölüm) belirli bir süreye göre yazılmıştır." (Âl-i İmrân, 145) Tüm bu ayetlerden anlaşılması gereken Allah’ın bilgisi dahilinde bulunmayan hiçbir musibet söz konusu değildir.Allah’ın ilmi, geçmişi de geleceği de kuşatmıştır. Doğumundan ölümüne kadar, ömür boyu insanların ne yapacaklarını da, kâinatta neler meydana geleceğini de Allah ilmi ezelisi ile bilmektedir. Ayetlerin işaret ettiği durumlar karşısında müminin nasıl davranması gerektiği şöyle açıklanmaktadır:"Elinizden çıkana, kaybettiğiniz şeylere üzülmeyesiniz ve Allah’ın verdiği şeyler ile sevinip şımarmayasınız." (Hadîd, 23) İnsanın, "niçin bunlar oldu, başıma neden bunlar geldi?" diye isyan etmesi doğru değildir. Sabırlı ve metanetli olması gerekmektedir. Mala ve cana zarar veren musibetlerin meydana gelmesinde insanların davranışlarının etkisi var mıdır? Bu soruya Kur’ân ve hadislerin cevabının ‘evet’ olduğunu görüyoruz. İnsanların Kusurlarından Kaynaklanan Musibetler: Musîbetlerin meydana gelmesinde insanların kusurlarının bulunduğunu Rabbimiz, bir çok âyette bildirmektedir. Mesela: "Başınıza gelen her hangi bir musîbet, kendi ellerinizin yaptığı (işler,) yüzündendir. Allah yaptıklarınızın çoğunu affediyor." (Şura, 30) ayeti, bu gerçeği açıkça ifade etmektedir. Peygamberimiz, "Bir kula isabet eden az veya çok felâketler ancak günahları sebebiyledir. Allah ise günahların çoğunu bağışlıyor" buyurmuş ve yukarıdaki ayeti okumuştur. (Tirmizî, Tefsir, 44, 378, No: 3252) İnsanların işlerinde haksızlıklardan sakınması, tedbirli olması, yaptığını iyi ve sağlam yapması Allah’ın bir emridir. Bütün tedbirlere rağmen insan musibete maruz kalabiliyorsa bu durumda bunun bir imtihan olduğunu bilmeli ve sabır ve olgunlukla hareket etmelidir. Allah, zulümleri sebebiyle birçok toplumu çeşitli belalarla cezalandırmış ve helak etmiştir. Kur’an’da; Nuh, Hud, Salih, Lût, İbrahim, Şuayb ve Musa (a.s.)’ın peygamber gönderildiği toplumların maruz kaldıkları felaketler anlatıldıktan sonra; "Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı" buyurulmaktadır. (Tevbe, 70; Hud, 101; Nahl, 33, 118; Ankebut, 40) Peygamberler de musîbetlere maruz kalmışlardır. Mesela Peygamberimiz Uhud savaşında dişi kırılmış, yüzü yaralanmıştır. Kazanılmak üzere olan savaş kaybedilmiştir. Hz. Yahya Peygamber kavmi tarafından şehid edilmiş, Hz. İbrahim ateş ve evlat ile sınanmıştır. Peygamberler niçin musîbetlere maruz kalmışlardır? Çünkü onlar, insanlar için örnek ve önder olarak gönderilmiştir. Musîbetlere tahammül göstererek, insanlara örnek olmuşlardır. MUSÎBETLERE SABREDENLERE ALLAH’IN MAĞFİRETİ VARDIR "Musîbet"; ansızın gelen belâ, sıkıntı, hoş olmayan şeyler, hedefine isabet eden mermi gibi insana şiddetle dokunan hadise ve felâketlerdir. (Hamdi Yazır, Hak Dîni Kur’ân Dili, VII, 4754,) Yüce Allah musîbete maruz kaldığında, "biz Allah’ın kullarıyız ve O’na döneceğiz" diyerek musîbeti sabırla karşılayan, Allah’tan gelene razı olan kimseye af ve mağfiret va’d etmektedir. Pey-gamberimiz:"Müslümana, fenalık, hastalık, keder, hüzün, eza, can sıkıntısı ârız olmaz, hatta vücuduna bir diken batırılmaz ki, Allah bu musîbetler sebebiyle onun hatalarını ve günahlarını bağışlamış olmasın." (Buharî, Merda’, 1; Müslim, Birr, 14) sözü ile bu gerçeği dilemiştir. Musîbetlere sabreden Müslümanın günahları bağışlandığı gibi, ayrıca sabrı sebebiyle kendisine hesapsız derecede sevap verilir. Allah katındaki manevî derecesi yükseltilir. Hz. Peygamber şu hadisi ile bunu bize müjdelemiştir: "Bir Müslüman’a bir diken hatta daha küçük bir şey batsa, Allah onu bu yüzden bir derece (manen) yükseltir ve onun günahını affeder." (Müslim, Birr, 46) Hz. Peygamberin dilinden yine mü’minin sabırlı duruşu şöyle izah edilir.“Mü’minin her durumu sürpriz ve şaşırtıcıdır; niye olmasın ki; onun her işi hayırdır ve bu da mü’minden başkası için söz konusu değildir. O, neşe ve sevinç ifade eden bir duruma mazhar olunca şükreder, bu onun için hayır olur; herhangi bir sıkıntıya maruz kaldığında da sabreder, bu da yine onun için hayır olur.”(Müslim Zühd 64) buyurur. Sabır bir mânâda Allah’ın yaptıklarından hoşnut olmak demektir. Efendimiz’in “sabrın, ilk teması anında olanı makbuldür.” Sözü sabrın zamanını tayin etmektedir. Müslüman, deprem, yangın, sel felaketi, âfet ve benzeri bir musîbete maruz kalarak ölürse hükmen şehit olacağıda Hadisi Şeriflerde belirtmiştir. (Buharî, Cihad, 30, Ebû Dâvud, Cenâiz, 16, Tirmizî, Cenâiz, II, 377) Bu da ayrıca Mü’minler için bir müjde niteliğindedir.
Sonuç olarak, her türlü musîbet, ancak Allah’ın izni ve takdiri ile meydana gelmektedir. Ancak musîbetlerin meydana gelmesinde ya insanların maddî veya manevî kusurları vardır ya da Allah, kullarını imtihan etmektedir. 27/02/2015

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olabilirsiniz.
Mesajınız Gönderiliyor
Lütfen Bekleyiniz...


Teşekkür Ederiz.
Mesajınız Gönderilmiştir.
En Kısa Zamanda Editörlerimiz
Tarafından Kontrol Edilip Yayınlanacaktır.


Olası Sebeplerden Ötürü
Mesajınız Gönderilmemiştir.
İnternet Bağlantınızı Kontrol Edip
Tekrar Deneyiniz.
İsminizi Giriniz
Lütfen En Az 3 Karakter İsim Giriniz
: *
Mesaj Başlığı Giriniz
Lütfen En Az 5 Karakter Mesaj Başlığı Giriniz
: *
E-Mail Adresinizi Giriniz
E-Mail Boş Bırakın veya Doğru Mail Adresi Giriniz.
:   
Yorumunuzu Yazınız * Max 1000 karakter.Kopyala yapıştır yaparsanız yorumunuz kesilebilir.
Lütfen En Az 10 Karakter Bir Yorum Yazınız.
İşlemin Sonucu Kaçtır :
Lütfen İşlem Toplamını Doğru Giriniz.
 " AFET VE MUSİBETLERLE İMTİHAN " Haberine Yapılan Yorumlar
Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır.  Sayfanın üstüne gitmek için tıklayınız...
Sizde Reklam Verebilirsiniz
Yazarlarımızdan...
Yazarlar - Son 5 Yorum
Haberler - Son 5 Yorum
Sizde Reklam Verebilirsiniz
Facebook'ta Bizi Bulun


Ulusal Gazetelerin Mansetleri
 Bir Gazete Seçin