Hakkımızda | İletişim
Haymananın İlk ve Tek Siyasi Bağımsız Gazetesi

ÜRPERTEN OLAYLAR.. YAZI DİZİSİ
02/12/2016

HAZIRLAYAN: Yavuz ÇİFÇİ
OKUL-1
 
    Küçük, şirin denecek bir köydü. Bir tepenin güney yamacında, yaklaşık aynı tarzda inşa edilmiş köy evlerinden oluşan yaklaşık 30 haneli ve 100 nüfuslu sessiz ve sakin tipik bir Orta Anadolu köyü.
    Öğretmenin ilk görev yeriydi burası. Köylüler ve çocuklar birkaç öğretmen görseler de, öğretmenin hayata ilk adımını attığı, ilk parasını kazanacağı, kendi ayakları üzerinde duracağı bir yerdi.
   Muhtar, öğretmeni ilçede karşılamış, köyün dolmuşuna sıkış tepiş bindirmiş ve köye getirmişti. Akşam yemeğini yedirmiş ve karanlık çöktüğü için daha etrafını görüp tanıma fırsatı vermeden yer yatağını sermişti, yerine göre misafir odası olarak kullanılan küçük bir kilere.
    Öğretmen yerini yadırgamış, heyecanının da etkisiyle geç uyuyabilmiş, epey bir dönmüştü yatağında. Sabah horoz sesleri, inek böğürtüleri ile uyanmış, nerede olduğunu anlayabilmek için etrafını şaşkınca süzmüştü, sabahın seherinde.
  Biraz sonra muhtar gelmiş ve kahvaltının hazır olduğunu söylemişti. Öğretmen elini yüzü yıkadıktan sonra, köy yumurtası dahil olmak üzere, doğal ürünlerden oluşan kahvaltısını biraz çekingen olsa da büyük bir iştahla yemişti.
Kahvaltının ardından muhtarla birlikte köyü dolaşmaya ve görev yapacağı okulu, kalacağı lojmanı görmeye gittiler. Saçak altlarında güneşlenen köylülerle tanıştılar ve köyün az dışında olan okula doğru yürüdüler.
   Okul, büyük bir bahçe içinde, tek derslikten oluşan betonarme bir binaydı. Okulun tuvaleti dışarıda bahçenin bir köşesine kondurulmuştu. Kalacağı lojmanda iki odadan ve bir mutfaktan oluşan küçük sayılabilecek bir binaydı. Onun tuvaleti içindeydi. En azından şimdilik iyi olan buydu. Zira gecenin bir vakti üstelik karanlıkta tuvalete dışarıya çıkmayı hiç istemezdi. Ayrıca okulların açıldığı Eylül ayı epey bir serin havaya denk geliyordu. Rakım olarak ta yüksek olan köyde zaten ceketler ve kazaklar çoktan giyilmeye başlamıştı.
  Öğretmen ilçeden getirdiği öteberiyi mutfağa gelişigüzel bıraktı. Muhtar da bir isteği olursa isteyeceğini söyleyerek çıkıp gitti. Lojmanda yatak, masa, sandalye ve bir kilimden oluşan eşyalar vardı. Eh bekar bir öğretmen içinde yeterdi şimdilik.
   Küçük bir temizlik yaptı ve muhtarın yolladığı yumurta ile güzel bir menemen yaptı kendine. Çayını da demleyip cam kenarına kurduğu masada iştahla yedi. Yemeğini yerken de köyü inceliyor, çocukları okutacağı okula bakıyordu.
  Sevmişti köyü. Sessiz, kendi halinde bir köydü işte. Aslında sessizliği pek sevmezdi. Bıyıkları yeni terlemiş, yirmili yaşlarda toy bir delikanlıydı daha. Üniversite dışında evinden ilk defa ayrılıyordu. Üniversitedeki kalabalık öğrenci birlikteliğinden sonra bu aşırı sessiz ortam içini ürpertmişti. “Neyse kafamı dinlerim biraz” diyerek küçük bir teselliye sığındı. Kısa gün çabuk bitmiş ve akşamın hüznü çökmeye başlamıştı.
   Köye henüz elektrik gelmemişti. Gaz lambasında yürüyordu hayat. O da gaz lambasını yaktı ve küçük pilli radyosunu açarak oynak bir hava dinlemeye başladı. Yeni okumaya başladığı kitabını açarak, kaldığı yeri buldu ve okumasına kaldığı yerden devam etti. Bir süre sonra yorgunluktan da olsa gerek uykusu gelmeye başladı. İhtiyaçlarını giderdikten sonra yatağına uzandı ve lambayı tam kapatmayarak hafifçe kıstı. Ortalığı loş bir ışık sardı. Bir süre öylece yattıktan sonra dalıp gitti. Ne kadar uyuduğunu bilmiyordu, ama sıçrayarak uyandı. Her taraf zifiri karanlıktı. Lambanın gazı bitmiş, sıkıntılı ve boğucu bir karanlık odaya hakim olmuştu. Camdan dışarı baktığında aynı şekilde köyünde karanlıklar için olduğunu ve tek bir ışık dahi görülmediğini fark etti. Yüzünü okula döndüğünde ise korku ve şaşkınlığı aynı anda yaşadı.                 DEVAMI VAR..
 

Bu yazıya toplam 1 yorum yapıldı.
Mesajınız Gönderiliyor
Lütfen Bekleyiniz...


Teşekkür Ederiz.
Mesajınız Gönderilmiştir.
En Kısa Zamanda Editörlerimiz
Tarafından Kontrol Edilip Yayınlanacaktır.


Olası Sebeplerden Ötürü
Mesajınız Gönderilmemiştir.
İnternet Bağlantınızı Kontrol Edip
Tekrar Deneyiniz.
İsminizi Giriniz
Lütfen En Az 3 Karakter İsim Giriniz
: *
Mesaj Başlığı Giriniz
Lütfen En Az 5 Karakter Mesaj Başlığı Giriniz
: *
E-Mail Adresinizi Giriniz
E-Mail Boş Bırakın veya Doğru Mail Adresi Giriniz.
:   
Yorumunuzu Yazınız * Max 1000 karakter.Kopyala yapıştır yaparsanız yorumunuz kesilebilir.
Lütfen En Az 10 Karakter Bir Yorum Yazınız.
İşlemin Sonucu Kaçtır :
Lütfen İşlem Toplamını Doğru Giriniz.
 " ÜRPERTEN OLAYLAR.. YAZI DİZİSİ " Haberine Yapılan Yorumlar

Başlık:

Bir hafta sabırsızla bekleriz ne yapalım

07:37:46

Gönderen:

Recep

3/12/16

Şimdi bu oldu mu reisim? Heyecandan bir hafta beklemek bence zor. En azından ne gördüğünü yazsaydınız da haftaya kalanını okurduk. Neyse canınız sağ olsun. Bence dizilerin en önemli sahnesi bir hafta sonraya kalıyor ya, heyecan bir kat daha artıyor. İnanın abartmıyorum, bir hafta sonrayı sabırsızlıkla bekliyorum. Bazen ürpermiyor değilim ama heyecanlı oluyor. Elleriniz dert görmesin.Şimdi bu korkuların yerini Doğu`da ve güneydoğu`da PKK terörü aldı. Her an okulu basarlar endişesi, öğretmenlerimizin uykusunu kaçırıyor. Allah yardım etsin.


  Sayfanın üstüne gitmek için tıklayınız...
Sizde Reklam Verebilirsiniz
Yazarlarımızdan...
Yazarlar - Son 5 Yorum
Haberler - Son 5 Yorum
Sizde Reklam Verebilirsiniz
Facebook'ta Bizi Bulun


Ulusal Gazetelerin Mansetleri
 Bir Gazete Seçin