Hakkımızda | İletişim
Haymananın İlk ve Tek Siyasi Bağımsız Gazetesi

“HAYALİM TARIM ÜNİVERSİTESİ KURMAK”
20/10/2017

İÇİMİZDEN BİRİ ( MAHMUT ÖZTÜRK) Karahoca Köyünde başlayıp, Anadolu Üniversitesi Ana Bilim Dalı Başkanlığına uzanan bir başarı öyküsü. Öykümüzün kahramanı Mahmut Öztürk. Mahmut Hoca ile geçmişten bugüne uzanan geniş bir söyleşide bulunduk. Biz kı
-Hocam, Mahmut Öztürk Kimdir? kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
1959-Haymana’da doğdum. Babam Karahoca Köyünden Lütfi Öztürk. Çaldağ İlkokulu daha sonra Haymana Lisesi’nde okudum. 1982’de Gazi Yüksek Öğretmen Okulu Resim-İş Bölümü’nden mezun oldum.  Anadolu Üniversitesi’nde Sosyal Bilimler Enstitüsü Resim-İş Eğitimi Yüksek lisans-Mastır Programını tamamladım. Önce doçent, daha sonra profesör oldum. Halen Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı olarak görev yapmaktayım. 
32’si yurt içinde, 2’si yurtdışında (Gürcistan ve Almanya) kişisel resim sergisi açtım.  250’nin üzerinde ulusal ve uluslararası sergilere katıldım. 4 Ödül aldım ve pek çok özel, resmî ve yurtdışı koleksiyonlarda yapıtlarım bulunmaktadır. Uluslararası  Sempozyum, Çalıştay ve Sergi düzenledim. Uluslararası bildiri ve makalelerim vardır.
Halen aktif olarak, akrabam olan Murat Ateş’in Başkanlığını yaptığı Uluslararası Anadolu Geleneksel El Sanatları Derneği Kurucu Üyesiyim, ANKÜSAD, UPSD, BRHD, GESAM, SEDER ve GÖRSED aktif üyesiyim. 1976’da CHP Gençlik Kolları üyesi olarak başladığım süreçten bugüne CHP üyesiyim. Haymana Halkevi’nde görev aldım. Ressam Emine Öztürk ile evli ve bir çocuk babasıyım.
-Geçmişten bugüne değişen bir Haymana gözlemliyor musunuz?
Elbette, olumlu ve olumsuz bağlamlarıyla değişen bir Haymana var. Karl Marks “Kültür, insanın doğaya kattığı her şeydir” der. Haymanalılar olarak “yaşadığımız doğaya ne kattık” sorgulamasını yapmalıyız. Eğitimci ve sanatçı olarak, çocukların ve gençliğin durumu benim için çok önemli. Hükümet konağının yanında ki çocuk parkında ilk yıllarım geçti. Yurt içi ve yurt dışında pek çok şehir gördüm. Hükümet konağının yanında ki çocuk parkı kadar çocuğun ve ergenin vücut ortopedisine saygılı ve çevresiyle bir bütün olarak iyi tasarlanmış park görmedim. Bu  parkının yok edilmesine içim yanıyor.
Eski belediye, hal, kütüphane, sinema ve PTT’nin bulunduğu muhteşem bir kültür kompleksi vardı. Bunlar, insanlarda dayanışma ve paylaşma ruhunu geliştirir. Bu ruh elimizden zorla alındı diyebilirim. Siz, Haymana sevdalısı gençlerin örgütlü birlikteliğinizi kutluyorum. İyiye, güzele yönelik kültürün üretilmesi için devraldığınız mirası geliştirmenizi diliyorum.
-Haymana’da unutamadığınız anılarınız var mı? 
Sanırım 1964-65 yılları, 6-7 yaşlarındaydım. Ziraat Bankası’nın bulunduğu yer, acı su çeşmesine inen bir yoldu. Bu yol ile Çetinkayaların fırını arasında ve acı su çeşmesinin üzerinde üçgen bir çocuk parkı vardı. Çok kalabalık bir çocuk gurubu ile oynuyorduk. Bir anda, eski belediye’nin  önündeki meydanda bir gürültü duyduk. Korku ve telaşla oyunu bıraktık. Belediye’nin  önündeki çarşıya çıkılan merdivenlerden korkuyla başlarımızı kaldırıp, ne olup bittiğini görmeye çalıştık. Bumsuz’lu Mahmut Efendiyi  birileri, kalabalığın saldırısından koruyup,  evine  kaçırmaya çalışıyordu. Merkez Caminin yukarısında, önünde akasyaların bulunduğu iki kahvehane vardı. İnsanlar, Bumsuz’lu Mahmut Efendinin üzerine kahvehanelerden  sandalyeler fırlatıyor ve bir yandan küfür edip, bağırıyorlardı. Merdivenlerin yanında ait umumi helalar vardı. Helalara gelen insanlardan ne oluduğunu öğrenmeye, çalıştık. Meğer:  Mahmut Efendi, Amerika’daki çocuklarının yanında televizyonu görmüş. Washington’da bir kişi, haberleri, dünyada ne olup bittiğini, Dallas’da bulunan evlerinin içindeki bu kutunun içinde canlı, olarak sunduğunu, kahvehanedekilere anlatmış. Onlarda Mahmut Efendinin anlattıklarına  inanmamış, kafirlikle, zındıklıkla, namussuzlukla suçlamışlar. Washington’da bir kişinin, Dallas’da bulunan evlerindeki bir kutunun içinde canlı-kanlı görünmesine, ‘senin namusunu, iffetini de izliyordur bu kutunun içindeki gavur, sende namus, ar, haya kalmamış’ diyerek, ellerine ne geçirdilerse saldırmışlar. Hatırlarsanız, bu olaya benzer bir olayı Vizontele filminde de  ele almıştı.
-Siyasete girip Belediye Başkan adayı olmayı ister miydiniz?
18 Yaşımdan bu yana siyasetin içindeyim. Eğitim ve Sanat Eğitimi politikası benim işim.  Belediye Başkanlığı’na aday olmayı hiç düşünmedim. Fakat, partim CHP’nin vereceği her görevi, küçük, büyük demeden layıkıyla yaparım. En büyük hayalim, Haymana’da kurulmasını önerdiğim TARIM ÜNİVERSİTESİ’nin kurucu rektörü olmak. Anadolu’nun ilk sosyalisti ve Türkçe ibadeti savunan Türk milliyetçisi hemşehrimiz HACI BAYRAM VELİ ve kurduğu dergahı gibi zengin fakir ayrımını ortadan kaldırmak.
-12 Eylül Haymana’nın Kurtuluşu hakkında ne söylemek istersiniz?
Giresun’un Keşap İlçesinin Karabulduk Nahiyesi Ortaokulu’nda Resim-İş Öğretmenliği yaptığım zamana ait, bir anımı paylaşayım.
Öğleden sonra, iki saatlik dersimi yapmak için okulun bahçe kapısından girdim. Okulun giriş kapısının yanında bulunan bankta oturan ve beni görür görmez ayağa kalkmaya çalışan çok yaşlı bir adam gördüm. “Rica ederim, kalkmayın, oturun, dinlenin amca” diyerek yaklaştım. Ceketinin yaka cebinin üzerindeki parıltının nedeninin GAZİ MADALYASI olduğunu anladım. “Hoş geldiniz, bir işiniz mi var, nasıl yardımcı olabilirim? diye sordum. “Çiçek Demir’in dedesiyim. Hem yürüyüş yapmak, hem de Çiçek ile eve gitmek için geldim” dedi. Okulda ki tüm öğrenciler beni tanırdı, Çiçek Demir’in bulunduğu ikinci sınıfında Rehber Öğretmeniydim. “Siz oturun amca, ben şimdi geliyorum” diyerek öğretmenler odasına çıktım. İki çay bardağını doldurup, amcanın yanına indim. Amca, kurtuluş savaşına ait çok şaşırtıcı bilgiler aktardı. Kurtuluş Savaşı Gazisi ve isminin Hüseyin DEMİR olduğunu söyledi. Bana, “memleket neresi?” diye sordu. “Ankara” dedim. “Neresinden?” dedi, “Haymana” diye yanıtladım. “İçinden mi, köyünden mi?” deyince şaşırdım. Kendi kendime ‘köyümü söylesem bu yaşlı adam köyümün adını hatırlar mı ki!’ diye düşünmekten kendimi alamadım. Tedirgin bir şüpheyle “Karahocalıyım” diye yanıt verdim. İşte bu yanıttan sonra, olan oldu. İnanamadığım şaşırtıcı gerçekle yüzyüze geldim. “Karahoca’nın yanında Kızılkoyunlu, batısında Yamak, Gedik, Evci, Katrancı,  Boşnak Kesikkavak, Kadıköy vardı. Boşnak Osman vardı ki, yiğit adamdı hocam.  Kaldıramadığımız top mermilerini o sürerdi namluya. Çaldağ’da çok direndi Yunan. Çok kayıp verdik Çaldağ’da, Kangal Tepesinde. Gökgöz’e dolandı Yunan. Mola verdi orda. Trikopis ‘Burası kahve molam, akşam beş çayını Kayseri’de içecem’ dedi. Gazi Paşam Karagedik’teydi. Güzelcekale’den indirdi orduyu Gökgöze. Biz, Karahoca’nın Öz’ü tuttuk. Yunan güneyden geri çekildi. Bir avuçluk yarma çıkınını ıslata ıslata yiyerek sürdük Yunanı İzmir’e…” derdemez, “Sen kimlerdensin Hocam” diye merakla sordu. 
Şaşkınlığım daha da arttı. Hatırlayabilir miydi? Gönülsüz gönülsüz “Hatıplar” diye yanıt verdim. “Yaa… hatıplar vardı, Kapıcılar vardı, Kadılar vardı. Ömer Ağa’nın çok ekmeğini yedik Hocam. Karahoca askere ekmek fırını kurduydu” dedi, düşünceli biçimde. Kadıköy’den, Kızılkoyunlu’dan, Boşnak Kesikkavak’dan, Yamak’dan… Şimdi hatırlayamadığım birkaç isim söyledi. “Ömer, benim Osman Dedemin babası” dedim. 
Kurtuluş savaşını küçümseyen ve yok sayanlara inat, yaşanmış bir tarihe tanıklık ettim.

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olabilirsiniz.
Mesajınız Gönderiliyor
Lütfen Bekleyiniz...


Teşekkür Ederiz.
Mesajınız Gönderilmiştir.
En Kısa Zamanda Editörlerimiz
Tarafından Kontrol Edilip Yayınlanacaktır.


Olası Sebeplerden Ötürü
Mesajınız Gönderilmemiştir.
İnternet Bağlantınızı Kontrol Edip
Tekrar Deneyiniz.
İsminizi Giriniz
Lütfen En Az 3 Karakter İsim Giriniz
: *
Mesaj Başlığı Giriniz
Lütfen En Az 5 Karakter Mesaj Başlığı Giriniz
: *
E-Mail Adresinizi Giriniz
E-Mail Boş Bırakın veya Doğru Mail Adresi Giriniz.
:   
Yorumunuzu Yazınız * Max 1000 karakter.Kopyala yapıştır yaparsanız yorumunuz kesilebilir.
Lütfen En Az 10 Karakter Bir Yorum Yazınız.
İşlemin Sonucu Kaçtır :
Lütfen İşlem Toplamını Doğru Giriniz.
 " “HAYALİM TARIM ÜNİVERSİTESİ KURMAK” " Haberine Yapılan Yorumlar
Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır.  Sayfanın üstüne gitmek için tıklayınız...
Sizde Reklam Verebilirsiniz
Yazarlarımızdan...
Yazarlar - Son 5 Yorum
Haberler - Son 5 Yorum
Sizde Reklam Verebilirsiniz
Facebook'ta Bizi Bulun


Ulusal Gazetelerin Mansetleri
 Bir Gazete Seçin