Hakkımızda | İletişim
Haymananın İlk ve Tek Siyasi Bağımsız Gazetesi

SAKARYA SAVAŞININ SON GÜNLERİ-4 (08.09.1921)
20/10/2017

Hazırlayan SAMİ ÜMÜT Haymana Kaymakamlığı Emekli Yazı İşleri Müdürü
Fevzi Paşa duruma uygun olarak bu akşam, iki haftadır bir tepesinden diğer tepesine koştuğu cephe doğu kanadını bırakmış, bu sefer daha fazla önem kazanan Polatlı bölgesine, batı kanadına gelmişti.
Diğer yandan, hükümetten beklediği cevabı hâlâ alamayan Papoulas'ın da artık tahammülü kalmamıştı.Koca bir ordunun sorumluluğunu taşıyan bir insan olarak ağır bir bunalım içinde bulunmakta, her geçen saatle telaş ve heyecanı biraz daha artmaktaydı. İleri veya geriye doğru hareketi belirten bir karara, yani eğri veya doğru bir emrin gelmesine fazla bir diyeceği yoktu, ama yeter ki gelsindi. Zira bu belirsizlik ve kararsızlık hepsinden kötüydü ve hepsinden daha kahrediciydi. General Papoulas, bugün öğle üzeri artık tahammül edemeyerek doğrudan Atina'da Başbakan Gounaris'e başvurmaya karar vermişti.
8 Eylül 1921 saat 12.20 tarihini taşıyan telgrafta general özetle: «Şimdiye kadar ordunun elinden geleni esirgemediğini, bundan sonra harekâtın uzatılmasının tehlikeli olacağını sandığını» belirterek «Askeri tedbirleri düzenlemek üzere hükümetin fikrinin açıklanmasını» istiyordu. Ve hayrettir!.. Buna aynı gün cevap geldi. Başbakan Gounaris telgrafında şöyle demekteydi. “Size tavsiye etmeyi elzem bulurum ki, her türlü siyasi fikirlerin ve şimdiye kadar güdülen . gayenin etkisi altında kalmaksızın, yalnız askeri çıkarları göz önünde tutarak kararlarınızı hazırlayın..” Bu, kaç gündür bilinmezlik içinde kıvranıp .duran Papoulas için, gaipten gelen bir müjde gibiydi. Cevap hem çok çabuk gelmiş ve bu cehennem azabına bir son vermişti, hem de karar kendisine bırakılmış, eli kolu bağlanmamıştı. Büyük “Megalo İdea” ordusunun bu mağrur komutanı şimdi, Sakarya'da yenilmiş ve Ankara'ya ulaşamamış olmanın acısını unutmuş, hükümetin kendisine güven ifade eden cevabından teselli bulmaya çalışıyordu. Onca güç, onca kuvvetle ve geceli gündüzlü onca gayretle, canlar vererek sürdürdüğü saldırı bir türlü sonuç vermemiş, Mustafa Kemal'in inadını kırmak bir türlü mümkün olamamıştı. Evet, yenilgiyi kabul zorundaydı ve kararını da kendi kendisine günlerce önce vermişti: Çekilecekti. . Hem de Sakarya gerisine de değil, Eskişehir Afyon önlerine kadar!.. Fakat Papoulas diğer yandan da bir Türk taarruzundan çekinmekteydi. Son bir iki gündür İsmet Paşa'nın batıya bazı birlikler kaydırmakta olduğu ve böylece Polatlı bölgesinde önemli kuvvetler yığdığına dair aldığı raporlar böyle bir ihtimali kuvvetlendirmekte, bu da endişesini büsbütün arttırmaktaydı. Zaten böyle bir Türk taarruzundan, Sakarya savaşının ilk haftasından beri kuşku duymaya başlamıştı. Ve şimdi korktuğu başına geliyordu. Bugün saat 21.45'de aşağıdaki emri yayınladı : “Doğru oldukları tesbit edilen bilgilere göre Türkler, 3 ncü Kolordunun karşısına önemli sayıda kuvvet yığmıştır. Türklerin bu kolorduyu geriye atmak, böylece onun ordu ile irtibatını kesmek maksadı ile bu kesimde genel ve cephenin geri kalan kesimlerinde de bir gösteriş taarruzuna geçmesi muhtemeldir. Bu önemli durum karşısında yalnız bir hâl çaresi vardır ki o da, 3 ncü Kolordunun sonuna kadar savunması, aynı zamanda 1 nci ve 2 nci kolorduların derhal kuzey istikametinde bütün kuvvetleriyle ve şiddetle taarruz etmesidir. Çünkü sağımızdan sola doğru kuvvet kaydırılmasına imkân yoktur. Türkler müsaade etseler dahi, bunlar çok geç ve iş işten geçtikten sonra yetişebileceğinden, bunun faydası yoktur...” Halbuki Cephe Komutanlığının emirleri gereği, Türk ihtiyat tümenleri ancak bu gece yürüyüşe başlayacaklardı ve Papoulas'ın dediği gibi şu anda Polatlı bölgesine kaydırılmış bir kuvvet yoktu. Her ne kadar Papoulas'ın evham ve telaşa kapılarak vardığı karar bugün için doğru değilse de, iki gün sonra gerçekten Türk taarruzu başladığında doğru sonuç vermiş olacaktı. General Stratigos da hükümete ve Genelkurmay Başkanlığına gönderdiği bugünkü raporunda şunları yazmaktaydı: “8 Eylülde Türklerin tasavvurları daha açık şekilde belli olmuştur. Zira 3 ncü Kolordumuz karşısındaki yığınakları önemli ölçüye varmış ve bir savunma maksadını aşmıştır. Komutanlık bu vaziyete seyirci kalamazdı. Bu tehlikenin önlenmesinden önce ne kuvvetlerimizin yer değiştirmesi ve ne de Sakarya'dan geçiş hareketlerine bağlanamazdı. Her şeyden evvel gerekli önlemlerin alınması lâzımdı. Bunun için sonuna kadar ciddi bir savunma yapması 3 ncü Kolorduya, düşman taarruzu anlaşılır anlaşılmaz karşı taarruza başlamaları l nci ve 2 nci Kolordulara emredilmiştir. Gün sukunetle geçmiştir.
Kaynak:Artuç,Ibrahim.Büyük Dönemeç : Sakarya Meydan Muharebesi ( 1912 - 1922 Türk Savaslari Belgeseli). Istanbul : Kastas A.S. Yayinlari, 1985, 349, [10] s. 
DEVAM EDECEK

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olabilirsiniz.
Mesajınız Gönderiliyor
Lütfen Bekleyiniz...


Teşekkür Ederiz.
Mesajınız Gönderilmiştir.
En Kısa Zamanda Editörlerimiz
Tarafından Kontrol Edilip Yayınlanacaktır.


Olası Sebeplerden Ötürü
Mesajınız Gönderilmemiştir.
İnternet Bağlantınızı Kontrol Edip
Tekrar Deneyiniz.
İsminizi Giriniz
Lütfen En Az 3 Karakter İsim Giriniz
: *
Mesaj Başlığı Giriniz
Lütfen En Az 5 Karakter Mesaj Başlığı Giriniz
: *
E-Mail Adresinizi Giriniz
E-Mail Boş Bırakın veya Doğru Mail Adresi Giriniz.
:   
Yorumunuzu Yazınız * Max 1000 karakter.Kopyala yapıştır yaparsanız yorumunuz kesilebilir.
Lütfen En Az 10 Karakter Bir Yorum Yazınız.
İşlemin Sonucu Kaçtır :
Lütfen İşlem Toplamını Doğru Giriniz.
 " SAKARYA SAVAŞININ SON GÜNLERİ-4 (08.09.1921) " Haberine Yapılan Yorumlar
Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır.  Sayfanın üstüne gitmek için tıklayınız...
Sizde Reklam Verebilirsiniz
Yazarlarımızdan...
Yazarlar - Son 5 Yorum
Haberler - Son 5 Yorum
Sizde Reklam Verebilirsiniz
Facebook'ta Bizi Bulun


Ulusal Gazetelerin Mansetleri
 Bir Gazete Seçin