Hakkımızda | İletişim
Haymananın İlk ve Tek Siyasi Bağımsız Gazetesi

Haymana Gazetesi


ÜRPERTEN OLAYLAR.. YAZI DİZİSİ
09/03/2018

HAZIRLAYAN: Yavuz ÇİFÇİ
NAZEY-1
Maddi durumu iyi, sosyete sayılabilecek bir semtte doğmuş büyümüştüm. Çocukluğumdan itibaren idealist bir şekilde öğretmen olmak istemiştim. Maddi durumumuz da iyi olduğu için özel dersler falan alarak üniversiteye hazırlanmıştım. Ailemin birçok kalburüstü meslek ısrarına rağmen öğretmen olmak hayalim hala bir köşede saklı duruyordu.
Üniversite tercihimde aileme söylemeden sadece öğretmenlikleri yazmıştım ve kazandım. Üniversiteden bir öğretmen tam da istediğim gibi sınıf öğretmeni olmuştum. Çok sevdiğim çocuklar ile artık bir ömür geçirebilecektim.
Üniversitede çıktığım kız arkadaşımla da evlenmiş nur topu gibi bir kızım olmuştu. Dünyanın en mutlu adamıydım. Tüm aile toplanmış kızıma isim bulmaya çalışırken, içimden gelen bir sesle ismi “Nazey olacak” dedim. Onlar daha modern veya popüler isim beklerken Nazey nerden çıkmıştı? Bunu neden seçtiğimi bende bilmiyorum. Bir an içimden geçti ve dile getirdim. Tüm itirazlara (buna eşimde dahil) rağmen kızımın ismi Nazey oldu.
Nihayet okul bitti ve o yıl (tabii biraz da torpille) hemen atandım. Ancak, uzak bir şehirdeki köy okuluydu ilk görev yerim. Yine şok olmuştu sosyete ailem. Ama ben “Kimse müdahale etmesin gideceğim” dedim. Bu kararımda da sanki bir dürtü etkili olmuştu.
Okulların açılması ile köye gittim. Muhtar bana kalacağım evi gösterdiğinde pek beğenmiştim doğrusu. Küçük, kutu gibi tabir edilen otantik ve şirin bir müstakil köy eviydi. İçinde sadece tahtadan bir yataktan başka bir şey yoktu. Neden sadece o eski tahta yatak kalmıştı!.. Eşyalarımı yerleştirerek küçük bir temizlik yaptım. Yarın açılacak okuluma nispeten hazırdım artık.
Akşam birkaç lokma atıştırdım ve kurduğum küçük televizyonuma bakmaya başladım. Kapı vurulduğunda biraz da yorgunluktan olsa gerek nerdeyse uyumak üzereydim. Kapıyı açtığımda muhtar ve birkaç köylü karşımdaydı. İçeri buyur edip kapıyı kapattım.
Muhtar ve köylülerle kısa bir tanışma ve hoşbeşten sonra okulu, köyü ve aklıma takılan sorularla merakımı giderdim. Onlar da beni tanımak adına biraz sorular sorduktan sonra, evi beğenip beğenmediğimi sordular. Ben de çok beğendiğimi söyleyerek, “bundan iyisi can sağlığı” dedim. Böyle konuşunca köylüler birbirine bakarak fısıltı halinde bir şeyler söylüyor, bana biraz da tedirgin olarak bakıyorlardı. Konuştuklarından bir şey anlamasam da yüzlerinden birçok mana çıkarabiliyordum. Ama bizim oralara benzemeyen karakterdeki insanlar oldukları için fazla da ön yargılı değildim. Çekingen ve mahçup insanlardı. Konuşma ve hareketleri de fazla kapalı kutuydular.
Birer bardak çay ikram ettikten sonra kalktılar. Tam kapıdan çıkarken muhtar, “Hocam evde yalnız kalmazsan bize gel, birkaç gün bizde kal istersen” dedi. “Yok muhtar çocuk muyum, kalırım sağolasın” dedim. Muhtar “Peki hocam ama rahatsız olursan gece kaçta olursa olsun çık gel evi biliyorsun” dedi tekrardan. Avludan çıkarlarken hepsi dönüp birkaç saniye bana baktılar. Karanlıkta yüzlerindeki anlamı tam olarak süzemesem de, sanki biraz acıyarak, biraz da endişe duyarak baktıklarını gördüm. Ya da ben öyle anlamıştım. Kim bilir?
Eve girip kapıyı kilitledim. Köylülerin tuhaf bakışları aklıma takılsa da fazla üstünde durmadım. Tahta yatağa serdiğim konforlu ve kalın döşeğime sırt üstü uzandım ve ailemi özellikle küçük kızım Nazey’i düşünmeye başladım. Şimdiden çok özlemiş, burnumda tütmeye başlamıştı. Gözümden birkaç damla yaş süzüldüğünü anladım.
Günün yorgunluğundan da olsa gerek uykumun gelmesi uzun sürmedi. Hava sıcak olduğu için pijamalarımı giymeden don-atlet yatağa uzanıp yanı başımdaki ışığı kapattım. Perdelerimi açarak dışarıdan gelen yoğun ay ışığı evimi gündüz gibi aydınlatıyordu. Bugün gökte dolunay vardı ve hava açıktı. Yazın son günleri insanın içini yaşama sevinci ile dolduran bir havanın güzelliğinde uyumak güzel olacaktı.
Uykuya ne zaman daldığımı tam hatırlamıyordum ama, birden yorganımın bir el tarafından sert bir şekilde çekildiğini hissettim. Aynı zamanda kulağımın dibinde derin derin nefes alındığını duyabiliyordum. Ne oluyordu? 
 DEVAM EDECEK...

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olabilirsiniz.
Mesajınız Gönderiliyor
Lütfen Bekleyiniz...


Teşekkür Ederiz.
Mesajınız Gönderilmiştir.
En Kısa Zamanda Editörlerimiz
Tarafından Kontrol Edilip Yayınlanacaktır.


Olası Sebeplerden Ötürü
Mesajınız Gönderilmemiştir.
İnternet Bağlantınızı Kontrol Edip
Tekrar Deneyiniz.
İsminizi Giriniz
Lütfen En Az 3 Karakter İsim Giriniz
: *
Mesaj Başlığı Giriniz
Lütfen En Az 5 Karakter Mesaj Başlığı Giriniz
: *
E-Mail Adresinizi Giriniz
E-Mail Boş Bırakın veya Doğru Mail Adresi Giriniz.
:   
Yorumunuzu Yazınız * Max 1000 karakter.Kopyala yapıştır yaparsanız yorumunuz kesilebilir.
Lütfen En Az 10 Karakter Bir Yorum Yazınız.
İşlemin Sonucu Kaçtır :
Lütfen İşlem Toplamını Doğru Giriniz.
 " ÜRPERTEN OLAYLAR.. YAZI DİZİSİ " Haberine Yapılan Yorumlar
Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır.  Sayfanın üstüne gitmek için tıklayınız...
Sizde Reklam Verebilirsiniz
Yazarlarımızdan...
Yazarlar - Son 5 Yorum
Haberler - Son 5 Yorum
Sizde Reklam Verebilirsiniz
Facebook'ta Bizi Bulun


Ulusal Gazetelerin Mansetleri
 Bir Gazete Seçin