Hakkımızda | İletişim
Haymananın İlk ve Tek Siyasi Bağımsız Gazetesi

Haymana Gazetesi


ÜRPERTEN OLAYLAR.. YAZI DİZİSİ
06/04/2018

HAZIRLAYAN: Yavuz ÇİFÇİ
MEZAR-2
Kazmanın sert ve kuru toprağa çarpması ile sanki gök gürültüsünü andıran bir ses duyuldu. Sesle birlikte tepemizdeki siyah bulutun içinde şimşekler çakmaya başladı. O anda hepimiz her tarafa dağılarak yerlere yuvarlandık. İçimizde bayılanlar dahi oldu. Birkaç dakika kimse hareket edemedi. Bir süre sonra herkes kafasını kaldırmadan birbirine bakıyordu. Araçların farlarının aydınlattığı bölgede şimdi bir korku çöreklenmişti. 
İlk olarak imam diye getirdiğimiz arkadaş kalkar gibi oldu. Kalkıp diz üstü oturdu. Sonra diğerleri aynı şekilde kalkıp yere oturur vaziyete geldiler. Tüm gözler imama dönmüş bir şeyler okumasını, dua etmesini istiyordu. İmam arkadaş herkesin onayını aldıktan sonra öksürerek boğazını temizledi ve bir şeyler okumak istedi. Ama bir türlü okuyamıyor, mırıldanamıyor, hatta sesi bile çıkmıyordu.
İşlerin ters gideceği gün gibi ortadaydı. Ama birinin cesaretini toplayıp birşeyler yapması elzemdi. Ben belki de aralarındaki en cesur kişiydim. Şimdiye kadar girmediğim mağara, kazmadığım mezar kalmadı. Ama o gece bana birşeyler olmuştu. Adeta yüreğimin içimde sarsıldığını hissediyordum.  Aramızdan bulunan Samsunlu arkadaş tekrar cesaretlenerek, belkide para hırsı ile ayağa kalkıp tekrar kazmayı eline aldı. “Ya Allah” deyip kazmayı taş ile toprağın arasına vurdu. Vurduğu anda da adeta kıyamet koptu. Yine korkunç bir gürültü duyuldu.  Samsunlu arkadaşın elleri kazmada ama ayağı yere basmıyordu. Havada binlerce volt elektrik almışçasına ağacın rüzgar almış yaprağı gibi titriyordu. Ben dayanamadım ve son kalan cesaretimle yerimden sıçrayıp bir tekme ile Samsunlu’nun gövdesine vurdum. Vurdum vurmasına ama o sırada aynı şiddetle bir güçte bana vurdu. Bunu bana yapanı hiç bir zaman öğrenemedim, galiba da öğrenemeyeceğim. 
İlk anda ayağımın kırıldığını düşündüm. Çünkü çok sert bir cisim ayağıma darbe vurmuştu ve acıyla kıvranıyordum. O anda yere düşen Samsunlu arkadaşım ve yanımızdaki diğer arkadaşlarla beraber olanca hızımızla oradan kaçmaya başladık. Araçlara bindiğimizde hepimizin rengi bembeyaz, dilimiz tutulmuş, kalplerimiz yerinden çıkacak gibi atıyordu. Araçları delice sürüyor, bu belalı yerden bir an önce uzaklaşmak istiyorduk. Bir müddet gittikten sonra üzerimizdeki kara bulut bir anda göğe yükselerek kayboldu. Işıltılı pırıl pırıl bir gökyüzü önümüze açıldı. Hepimizi derinden sarsan, ömrümüzün sonuna kadar unutamayacağımız bir tecrübe, ama çok acı bir deneyim yaşamıştık. 
Daha sonra öğrendim ki Samsunlu arkadaşı hastaneye yatırmışlar. Ama ne ona, ne de bana o gece neyin çarptığı hiç anlaşılamadı. Zaten Samsunlu o grup bir daha da Haymana’ya ayak basmadılar. O günden sonra bir daha o kandil yanan mezara gitmek şöyle dursun, yanından bile geçmedim. O köye giden yolda tek başıma hiç yolculuk etmedim. Gitmek zorunda olduğum zamanlarda ise abdestimi alır, o bölgeyi geçinceye dek, ne kadar dua biliyorsam okuyordum. Ayağımdaki iz halen belirgin bir şekilde duruyor. O gece ayak kemiğim kırılmamıştı ama çok kötü ezilmişti. 
Şunu çok iyi anladım. İnsanoğlu yaratılış itibari ile farklı, bambaşka bir canlıymış. Kalp atışı ile vücudu, organları çalıştıran bir mekanizma ve hala tam olarak keşfedilmemiş bir ruha sahibiz. Varoluşundaki sırra akıl yormak, duygularını anlamaya çalışmak çok zor.   İnsanlarda üzüntü, heyecan, sevinç gibi farklı duygular var. Ben psikolojik olarak yaşadığım en farklı duygunun iliklerime kadar hissettiğim korku olduğunu o gece çok net anladım. Yine bir gece kahveden ayrıldıktan sonra evime doğru yaklaşmış, bir yandan da günler önce yaşadığımız büyük korkunun izlerini neredeyse unutmuştum. Vakit bir hayli geç olmuş tüm evlerin ışıkları çoktan sönmüştü. Tam evimize yaklaştığımda çatımızdan biraz yüksekte bir kandilin yandığını gördüm. Dedelerimizin bize anlattığı kandilin, o gece bizim evin üzerinde yandığını gördüğümde şok olmuştum. Yoksa o şehit mezarı bizim soyumuza mı aitti!.. SON
 

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olabilirsiniz.
Mesajınız Gönderiliyor
Lütfen Bekleyiniz...


Teşekkür Ederiz.
Mesajınız Gönderilmiştir.
En Kısa Zamanda Editörlerimiz
Tarafından Kontrol Edilip Yayınlanacaktır.


Olası Sebeplerden Ötürü
Mesajınız Gönderilmemiştir.
İnternet Bağlantınızı Kontrol Edip
Tekrar Deneyiniz.
İsminizi Giriniz
Lütfen En Az 3 Karakter İsim Giriniz
: *
Mesaj Başlığı Giriniz
Lütfen En Az 5 Karakter Mesaj Başlığı Giriniz
: *
E-Mail Adresinizi Giriniz
E-Mail Boş Bırakın veya Doğru Mail Adresi Giriniz.
:   
Yorumunuzu Yazınız * Max 1000 karakter.Kopyala yapıştır yaparsanız yorumunuz kesilebilir.
Lütfen En Az 10 Karakter Bir Yorum Yazınız.
İşlemin Sonucu Kaçtır :
Lütfen İşlem Toplamını Doğru Giriniz.
 " ÜRPERTEN OLAYLAR.. YAZI DİZİSİ " Haberine Yapılan Yorumlar
Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır.  Sayfanın üstüne gitmek için tıklayınız...
Sizde Reklam Verebilirsiniz
Yazarlarımızdan...
Yazarlar - Son 5 Yorum
Haberler - Son 5 Yorum
Sizde Reklam Verebilirsiniz
Facebook'ta Bizi Bulun


Ulusal Gazetelerin Mansetleri
 Bir Gazete Seçin