Hakkımızda | İletişim
Haymananın İlk ve Tek Siyasi Bağımsız Gazetesi

Haymana Gazetesi


YUNAN KÜÇÜK ASYA ORDULARI SON KOMUTANI ESİR GENARAL TRİKOPİS
01/06/2018

Hazırlayan: SAMİ ÜMÜT Haymana Kaymakamlığı Emekli Yazı İşleri Müdürü
Gazeteci-Yazar Hıfzı TOPUZ’dan
1952 Martı'nda Vali ve Belediye Başkanı Ord, Prof. Dr. Fahrettin Kerim Gökay'la birlikte Atina'ya gitmiştik. Gökay, Türk-Yunan ilişkilerinin düzelmesi için ortam hazırlamakla görevlendirilmişti. Yunanlılar, Türk heyetini her yerde büyük dostluk gösterileriyle karşıladılar. Atina Büyükelçimiz Ruşen Eşref Ünaydın da elçilikte bir kokteyl düzenledi. Kimler yoktu o kokteylde? Bütün ünlü parti liderleri, bakanlar, gazeteciler. Bir ara yaşlı bir kişiyle tanıştık.
"General Trikopis!" "Nee..." dedim, "Siz İstiklâl Savaşında esir düşen General Trikopis misiniz?" "Evet," dedi, "benim!" Bu benim için bulunmaz bir olaydı. Hemen kendisinden bir randevu aldım. Ertesi gün de kalkıp emekli başkomutanın evine gittim. Beni büyük bir nezaketle odasına kabul ettikten sonra, "İstanbul'dan mı geliyorsunuz?" diye sordu. "Evet," diye cevap verdim. Daldı. Bir müddet derin derin düşündükten sonra: "54 sene evvel İstanbul'dan geçmiştim," diye devam etti. "Güzel şehirdir İstanbul, ben de o zamanlar 30 yaşındaydım. Hey gidi günler hey..."
Generalim," dedim, "nasıl oldu da, Ankara'nın kapılarına kadar geldikten sonra savaşı kaybettiniz?" Trikopis bir süre düşündükten sonra, "Bizim Anadolu'da işimiz ne idi?" dedi. "Bizim menfaatimiz Balkanlar'da, Makedonya'da, Adalar'da olabilir, amma Anadolu'dan bize ne? Ne diye bizi oralara gönderdiler? Aradan bunca yıl geçti, şimdi insan geçmişi daha iyi görebiliyor. Çok daha sağlam hükümlere varabiliyor. Şimdi artık itiraf etmekten çekinmiyorum, bizim Anadolu savaşında hiçbir menfaatimiz yoktu. Biz yabancı devletlere âlet olduk. Sizden de, bizden de bunca insan öldü. Bu kadar şehit verdik. Sonunda ne oldu? İşte bugün kardeşiz. Hata idi Anadolu hareketi. Hem de muazzam bir hata..."( Kaynak: Hıfzı TOPUZ:Eski Dostlar S:83-89 6.Baskı Ekim, 2000 İstanbul)
26 Ağustos 1071’de Sultan Alpaslan’ın Malazgir’te Romen Diojeni yenerek Anadolu’ya ayak bastığından beri Türk’leri ne zaman mağlup ettinizde şimdi edeceksiniz.Rahmetli Generaliniz Trikopis’in sözlerini dinleyinde gaflete kapılmayın.
1299’da İnegöl, Yenişehir, Bilecik, Yarhisar elinizden alınmadı mı?
1302’de “Koyunhisar Savaşı” ile Osman Bey ordunuzu yenmedi mi?
1326’da Orhan Bey Bursa’yı elinizden alıp Başkent yapmadık mı?
1329’da “Palekanon (Maltepe) Savaşı” ile Kocaeli Yarımadasını elinizden alıp Karadenize ulamadık mı?
Sırpsındığı Savaşı),Çimen Savaşı ,Birinci Kosova Savaşı.Varna Savaşı,İkinci Kosova Savaşı,Niğbolu Savaşı ile Haçlı ordularınızı yenmedik mi?Daha birçok savaşlar..
1453’te Fatih Konstantinopolis şehrinizi elinizden alıp imparatorluğunuza son vermedi mi?
Türkiye ile girdiğiniz hemen hemen her savaşta mağlup olduğunuz halde Halen niye şımarık çocuğu oynayıp adalarımıza musallat oluyorsunuz.
General Trikopis size söylüyor.Onlar hayatlarının hatasını yaptılar.Onu dinleyin. Provakasyonlara gelmeyin.
Size dünü hatırlatayım.Hani Birinci Dünya Savaşında yenik düştükten sonra 30 Ekim 1918 Mondros Ateşkes antlaşmasına dayanarak 15 Mayıs 1919’da işgal ettiğiniz İzmir’imizde yaptıklarınızı unutmadık. Manisa’da sivil halka yaptıklarınız. Uşak’ta kendinizden emin, bizleri asimile etmek için Yunanistan’dan getirdiğiniz mürebbiye’lerle ana okulu açarak küçük çoçuklarımızı kendinize göre eğitim vermeniz. Afyon’da ve Kütahya’daki işkenceleriniz. Eskişehir’deki zalim tutumlarınız. Ama unuttuğunuz bir şey vardı. Sizin tabirinizle Tuz çölü Haymana geçilmezdi. Son kaleydi. Bizler kanımızın son damlasına kadar Hattı müdafaa yoktur Sathı Müdafaa vardır diyerek. Haymana’yı size dar ettik.Ah şu Haymana olmasa Ankara 50 Km hesabı yaptınız. Önce Stratejik dağlarımızı aldınız. Türbetepe, Mangaldağ, Çaldağ, Hüla dağı, Güzelcekale, Yıldıztepe, Duatepe, Basritepe Ama cephe yarıldığında çok az geriye çekilip tekrar cephe kurduk gazi dağlarımızı birer birer geri aldık.
Hani o kolordu komutanınız zalim Prens Andrew varya, askerlerine yakın, yıkın, yağmalayın, tecavüz edin, işkence edin emrini veren işte bu zat bize bu savaşı kazanmamıza neden olan biri. Neden mi?
Yunan Veliaht Prensi George de Anadolu’ya gelmeden edememişti. Babası Kral Konstantin’in ordusu Ankara’ya girerken, ilk girecek birliğin başında bulunmak için Anadolu’da bulunuyordu. Cepheden yüzlerce kilometre geride sabırsızlıkla yıllardır düşlediği mutlu günü bekliyordu Geleceğin kralı veliaht prens George’un da Yunan tarihinin en büyük zaferine katılmasında yarar umulmuştu. Kral Konstantin Ankara’ya girerken Prens George babasının yanında gözükecekti. Kral ailesinden bir başka prens de zaten kolordu komutanı olarak cephede çarpışıyordu. Prens Andrew’in 2.Kolordusunun Ankara’ya ilk giren birlik olması için elden gelen yapılıyordu.
Yunan tarihinin en görkemli zaferi için hazırlanan senaryo buydu. Kral ailesinden Prens Andrew’in Kolordusu Ankara’yı alacaktı. Kral Konstantin ve Veliaht Prens George bu kolorduyla Ankara’ya gireceklerdi. Böylece Yunan halkı bu büyük zaferi kral ailesine borçlu olacaktı. Zaman zaman prestijini yitiren kral ailesini Yunan halkı bu zaferden sonra yere göğe koymayacaktı.
Prens Andrew Küçük Asya Orduları Komutanı Papoulas’ın emrini dinlemeyerek kolordusunu Güzelcekale’ye kaydırmış. Bunun sonucu bölünen orduyu yok etmek için Başkomutan Mustafa Kemal, Fevzi Paşa, İsmet İnönü müthiş bir planla Yunanlıların Kale Groton Felaketi dedikleri ve en zorlarına giden ve asla unutamadıkları Güzelcekale’de Prens Andrew’in kolordusuna büyük zaiyatlar verdirerek Yunan ordusunu Sakarya nehrinin batısına çekilmeye zorlamışlardır.
Sakarya Savaşını yitirsek Anadolu’dan önemli ölçüde atılmış olacaktık. Şimdiki devletin gücü hiç olmayacaktı. Ne din, ne özgürlük, ne güç iddiası! Bu açık gerçekleri dahi kendi toplumumuza anlatamıyoruz. Sakarya Savaşının geçtiği bana göre artık kutsal bu toprakları nasıl bilmiyorsak, durumun vahametini de bilmiyoruz. Bir satılmış çıkıp “Keşke Yunan galip gelseydi” dediğinde ne kadar alçaldığını göremiyoruz. Bir hain çıkıp kurtuluş mücadelesi için “Gerçek savaşlar değildi, abartılıyor sadece Yunan ile göstermelik savaşıldı” dediğinde yüzüne tüküremiyoruz..

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olabilirsiniz.
Mesajınız Gönderiliyor
Lütfen Bekleyiniz...


Teşekkür Ederiz.
Mesajınız Gönderilmiştir.
En Kısa Zamanda Editörlerimiz
Tarafından Kontrol Edilip Yayınlanacaktır.


Olası Sebeplerden Ötürü
Mesajınız Gönderilmemiştir.
İnternet Bağlantınızı Kontrol Edip
Tekrar Deneyiniz.
İsminizi Giriniz
Lütfen En Az 3 Karakter İsim Giriniz
: *
Mesaj Başlığı Giriniz
Lütfen En Az 5 Karakter Mesaj Başlığı Giriniz
: *
E-Mail Adresinizi Giriniz
E-Mail Boş Bırakın veya Doğru Mail Adresi Giriniz.
:   
Yorumunuzu Yazınız * Max 1000 karakter.Kopyala yapıştır yaparsanız yorumunuz kesilebilir.
Lütfen En Az 10 Karakter Bir Yorum Yazınız.
İşlemin Sonucu Kaçtır :
Lütfen İşlem Toplamını Doğru Giriniz.
 " YUNAN KÜÇÜK ASYA ORDULARI SON KOMUTANI ESİR GENARAL TRİKOPİS " Haberine Yapılan Yorumlar
Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır.  Sayfanın üstüne gitmek için tıklayınız...
Sizde Reklam Verebilirsiniz
Yazarlarımızdan...
Yazarlar - Son 5 Yorum
Haberler - Son 5 Yorum
Sizde Reklam Verebilirsiniz
Facebook'ta Bizi Bulun


Ulusal Gazetelerin Mansetleri
 Bir Gazete Seçin