Hakkımızda | İletişim
Haymananın İlk ve Tek Siyasi Bağımsız Gazetesi

Haymana Gazetesi


YABANCI MİSYONERLERİN ANADOLUDA YUNAN MEZALİMİ RAPORLARI-1
28/09/2018

Hazırlayan: SAMİ ÜMÜT Haymana Kaymakamlığı Emekli Yazı İşleri Müdürü
Halide Edip'in yakın dostları olan Annie Ailen ve Florence Billings adlarındaki iki Amerikalı kadının Sivrihisar'ın yedi köyündeki Yunan mezalimine dair hazırladıkları oldukça etkileyici rapor aynı zamanda Ankara Hükümeti'nin haklı sesini dünyaya duyurmak için kullandığı yöntemlerden biridir.
Annie Ailen ve Florence Billings’in Raporu Anadolu'daki Türk Savaş Alanı içerisinde kesin olarak tahrip edilmiş köyler hakkında rapor: İkimizde Anadolu'da yardım çalışmalarında görevliyiz. Haziran da Ankara'ya geldik ve çalışmalarımıza durmaksızın devam ediyoruz. Temmuz ve Ağustosta, büyük taarruzun ardından binlerce mülteci buraya doğru hareket etti ve biz Kızılay ile birlikte çalışarak imkânlarımızın el verdiğince çok kişiye yardım ettik. Yunan ordusunun Eylülden sonra Sakarya'dan geri çekilişinin ardından, Türk Hükümeti tarafsızların (ülke mensuplarının) tahrip edilen bölgeleri görmelerini istedi ve biz en yakınlarında olduğumuz için bunu bizden istediler.
Biz kendi hesabımıza acil olarak Sivrihisar'daki bazı kişilerle yetimlerle ilgili çalışmalarımızla ilgili görüşmemiz gerektiğinden bu teklifi kabul ederek herhangi bir görevimizi ihmal etmediğimizi düşündük. Her köyde istediğimiz kişiyle görüşmek ve konuşmak için biz tamamen serbest bırakıldık. Bizden birisi dili çok iyi konuşabildiği için O (Annie Ailen)Türkiye'de doğdu, söylenenleri kaydetti. Ailen, sokaktan rastgele birisini seçti bir diğer kişiyle birlikte o kişinin evine gittiler ve buradan ayrılmadan evvel hem Muhtar (köyün başı olan kişi) ya da okul müdürü ile konuşmayı denedi. Pek çok kişi Türk köylüsünün konukseverliği ve sadeliğini tasdik edecektir ve bu bizi çok etkiledi. Onlar ifadelerini basit ve abartısızca verdiler. 
Oğlakçı Köyü’nde diğer bir kadının ev eşyaları hakkındaki konuşmasındaki saflığı hatırlıyoruz.
-"Dilimizi konuşan birçok kişi vardı. Onlardan ilkine dedim ki, 'Oğlum, oğlum bunu bana neden yapıyorsunuz?' Bunun üzerine beni rahat bıraktılar. Ama diğerleri geldiler ve her şeyi aldılar.
"O zaman bazıları merhametli miydi ?" (Araştırmacı)
"Evet neden yalan söyleyeyim? Bazıları merhametliydi."
Birimiz köylülerle konuşurken diğerimiz harabeler arasında dolaştı ve fotoğraflar çekti. Gözün karşılaştığı şey için tercümana ihtiyaç yoktu, özellikle de Fransa'da tahrip edilmiş bölgelere aşina birisi için. Çatılar ve içleri tamamıyla yakılmış, taş duvarlar ya tamamen ya da kısmen yıkılmıştı. Tarlalardaki siyah hatlar buradaki buğdayın yakıldığını göstermekteydi. Delinmiş, tahrip edilmiş ve yanmış bakır kaplar süngü ve ateş olduğunu işaret ediyordu. Köylüler kurtardıkları hafif yanık buğdayları avuç avuç gösterdiler. Değirmenler sistematik olarak yakıldığı için bu buğdayı köylüler kışın suya batırarak yediler. Genellikle köylerine on günden üç haftaya kadar idare edebilecek bir şey kurtardırdıklarını bundan sonrası için ise bir şeyleri olmadığı konuşulmaktaydı.
Köylülerin Anlattıkları, İlk durduğumuz köy,
MÜLK; 100 hane, 95’i Yanmış.
Muhtar dedi ki. Bu organize edilmiş bir hareketti, onlara evlerimizi yakmamaları için yalvardığımızda (ki bunlar askerdi) onlar "emir aldık "şeklinde cevap verdiler.
Bir kadın görüştüğümüzde "Bizim yaşlılarımıza dokunulmadı, ama geç kadınlarımız yakalanarak tecavüz edildi, "dedi. Bir yaşlı kadın dedi ki; "Kardeşimden para istendi ve o parası olmadığını söyleyince öldürüldü." Mülkten birkaç bin koyun, öküz ve inek alıp götürüldü, köylülere hiçbir şey bırakılmadı. Şimdi onların yiyecekleri yanmış buğday. Bu köydeki cami bombalar ile tamamen yıkıldı.Yangın "Suya benzer bir şey ile "yapılmış gibi görünüyor. (Muhtemelen likit yakıt anlamında)
OĞLAKÇI 50 hane, 46'sı Yanmış.
Mülkten küçük bir vadiyi geçince gelen köy Oğlakçı Köyü . Buradaki duvarlar çamur, briket ve taş olmasından ve bunların doğal olarak yanmamasından ötürü özellikle kötü şekilde zarar görmüştü. Köy ateşe verildiğinde Asım Oğlu Mehmet bana evini korumayı denediğini ve ateşe itildiğini ama kurtulduğunu söyledi. "Köyün alt tarafına kamp kurmuş olan Komutana dilekçeler ile gittik ama askerler onları vermemize izin vermediler, onları paramparça ettiler, "dedi. (Asım oğlu Mehmet) Görüştüğüm bir kadın askerlerin birer birer gelip köylülerden para istediklerini ve istediklerinin hepsini alamadıklarında onları dövdüklerini, başlarından altın paraları aldıklarına dair bazı hikâyeler anlattı. Genç bir kadın özellikle altın demir para ile süslü bir örtü takmıştı. (Metnin dipnotunda bir Türk altın lirasının beş dolar olduğu belirtilmiştir)
Kaynak: Yunan Tahribatına Amerikalı Misyonerlerin Bakışı ve Bir Raporun Arka Planı Ü. Gülsüm Polat

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olabilirsiniz.
Mesajınız Gönderiliyor
Lütfen Bekleyiniz...


Teşekkür Ederiz.
Mesajınız Gönderilmiştir.
En Kısa Zamanda Editörlerimiz
Tarafından Kontrol Edilip Yayınlanacaktır.


Olası Sebeplerden Ötürü
Mesajınız Gönderilmemiştir.
İnternet Bağlantınızı Kontrol Edip
Tekrar Deneyiniz.
İsminizi Giriniz
Lütfen En Az 3 Karakter İsim Giriniz
: *
Mesaj Başlığı Giriniz
Lütfen En Az 5 Karakter Mesaj Başlığı Giriniz
: *
E-Mail Adresinizi Giriniz
E-Mail Boş Bırakın veya Doğru Mail Adresi Giriniz.
:   
Yorumunuzu Yazınız * Max 1000 karakter.Kopyala yapıştır yaparsanız yorumunuz kesilebilir.
Lütfen En Az 10 Karakter Bir Yorum Yazınız.
İşlemin Sonucu Kaçtır :
Lütfen İşlem Toplamını Doğru Giriniz.
 " YABANCI MİSYONERLERİN ANADOLUDA YUNAN MEZALİMİ RAPORLARI-1 " Haberine Yapılan Yorumlar
Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır.  Sayfanın üstüne gitmek için tıklayınız...
Sizde Reklam Verebilirsiniz
Yazarlarımızdan...
Yazarlar - Son 5 Yorum
Haberler - Son 5 Yorum
Sizde Reklam Verebilirsiniz
Facebook'ta Bizi Bulun


Ulusal Gazetelerin Mansetleri
 Bir Gazete Seçin