Hakkımızda | İletişim
Haymananın İlk ve Tek Siyasi Bağımsız Gazetesi

Haymana Gazetesi


YABANCI MİSYONERLERİN ANADOLUDA YUNAN MEZALİMİ RAPORLARI (SON)
26/10/2018

Hazırlayan: SAMİ ÜMÜT Haymana Kaymakamlığı Emekli Yazı İşleri Müdürü
KOÇAŞ: 100 hane, 80'i Yanmış.
Birkaç saat araba ile gittikten sonra buraya ulaştık. Buranın yakınında birkaç otlayan öküz ve yalnızca bir kağnı gördük. İngiliz esir kampında muhafızlık yapmış, sokaklarda amaçsızca dolaşan eski bir askerle karşılaştık. 'Birkaç İngilizce kelime biliyorum" dedi ve bazılarını yineledi, "Uzun yıllardır askerdim" diye devam etti, "ama askerlerin burada bize yaptıkları gibi bir şeyi hiçbir zaman görmedim. Eniştem bazı kadınları korumaya çalışırken öldürüldü. Ben kaçmaya çalışırken beni yakaladılar, bağladılar, yanan saman yığınının üzerine ittiler, ama sonunda, bağı çözdüm ve kaçtım. 10 gün dağlarda kaldık. Camimiz çok sağlam yapılmıştı, oldukça eskiydi. Onu yanarken görmedik, ama onu tamamen yıktılar, bunun bombayla yapılmış olduğunu düşünüyoruz."
Birkaç kişi yangını söndürmek için çabalayınca Yunanlıların onlara "Hayır eğer ateşi söndürürseniz sizi cezalandırmak üzere emir aldık" dediğini ifade ettiler. Halk yakındaki yüksek bir yere çıktılar köy yandı, bir otomobil yüksek rütbeli subaylarla buraya geldi, köylüler kendilerine yardım etmeleri için feryat ettiler ancak bu hiçbir işe yaramadı. Yunanlılar gittikten sonra bir bahçede boğazları kesilmiş şekilde üç adam buldular. Bunun nedenini bilmemelerine rağmen bir kadın bu kişilerin bir kadını korumaya çalışmalarından ötürü öldürüldüğünü söyledi. Hayvanları almadılar onları öldürdüler. Köy hububat yönünden zengindi; bunu yaktılar. Küçük bir köyün yakınındaki değirmenlerin hepsi yakıldı. ileri hareket sırasında (Yunan kuvvetleri) bu köye girmemişlerdi ancak geri çekiliş esnasında çeşitli gruplar köye girdi. Her gün (köyden) yaklaşık 200 kilo yiyecek maddesi aldılar. İlk gün yakmaya başladılar ve her gün bir parça daha yaktılar. Evvela uçaklardan halka kötü muamele görmeyeceklerini temin eden kâğıtlar attılar.
BABADAD: (BABADAT): 100 hane, Tümüyle yok edilmiş, hemen dışındaki değirmen tamamen yok edilmiş.
Burada sadece iki ya da üç aile kalmış, hepsi Sivrihisar'a doğra kaçmış. Görünüşe göre ordu burada hem ileri hareket sırasında hem de geri çekiliş esnasında uzun müddet kalmış. Burada on beş kadına saldırıldı ve dört erkek öldürüldü. Buradaki her şey alındı.
DEMİRCİ: 40 hane, 25 Ev kalmış.
(Yunan ordusunun) ileri hareketi esnasında Yunan hastanesi buradaydı ve köylüler (Yunanlıların) her şeyin parasını ödediğini söylediler, ama geri çekilişte askerler her parayı çaldılar.
Dağa kaçarken köylülerin bazıları bir yatak ve bir yorgan almaya muvaffak oldular. Kaçanlar arasındaki altı kadın yakalandı ve tecavüze uğradı.
“Evet, bazıları merhametliydi” diyen ihtiyar kadın bu köydendi.
Bütün bu hikâyeler içerisinde kesin olan noktalar tekrar tekrar ortaya çıktı. Köylüler defalarca “Yıkım sistematik olarak yapıldı” dediler.
“Buradaki (ya da yakınlardaki) subayları ne görmemize izin verildi bize ateşi kendiniz söndürün emri veriyorlardı”
“Aralarında dilimizi (Türkçe) bilen birçok kişi vardı”
“ilk geldiklerinden onlar için her şeyi yaptık ve bize zarar vermeyeceklerini söylediler, ancak geri çekilişleri esnasında çaldılar ve yaktılar. Emir aldıklarını söylüyorlardı.”
“İhtiyaç duyduklarını almaları bir savaş zorunluluğudur ama neden yakmak ya da öldürmek zorundaydılar, neden kendileri kullanmadılar?”
Bizim ziyaretimizden beri bu aynı köylerle ilgili bazı Türk resmi raporlarını okuduk. Bilgiler bizimkiler ile uyuşuyordu. Böyle aynı şekilde yıkılmış yüz otuzdan fazla köy rapor edildi. Bizzat ziyaret ettiğimiz yüz otuz iki köyün durumu aynıydı. Evler yakıldı, para vermeyi reddeden birçok kadın yaralandı ve öldürüldü; kadınlara tecavüz edildi; buğday hem harmanlarda hem de evlerinde kasten yakıldı; koyunlar ve büyük baş hayvanlar götürüldü ve öldürüldü yani köylülere güç veren her şey yok edildi.
Kış geliyor. Evvela ordunun kendisi iaşe edilmelidir kendi yiyeceğinden köylülere pek çok verdi. Büyük bir çaba göstermedikçe bu insanlar, kışın hayatta kalsalar bile, gelecek yıl için hasat ümitleri yok.
Dünyanın şimdi Büyük savaş boyunca Avrupa'da olduğu gibi bu tarz harbi yasal kabul edip etmeyeceğini bilmiyoruz. Herhalde ızdırap çeken kadın ve çocuklara karşı merhamet hissederek İslam dünyası "Biz Türk olduğumuz için bize yardım etmiyorlar" dedirtecek şekilde mi hareket edecek.
Annie I. Ailen, Florence I. Billings Anadolu Amerikan Yardım Komisyonu Üyeleri
Kaynak: Yunan Tahribatına Amerikalı Misyonerlerin Bakışı ve Bir Raporun Arka Planı Ü. Gülsüm Polat

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olabilirsiniz.
Mesajınız Gönderiliyor
Lütfen Bekleyiniz...


Teşekkür Ederiz.
Mesajınız Gönderilmiştir.
En Kısa Zamanda Editörlerimiz
Tarafından Kontrol Edilip Yayınlanacaktır.


Olası Sebeplerden Ötürü
Mesajınız Gönderilmemiştir.
İnternet Bağlantınızı Kontrol Edip
Tekrar Deneyiniz.
İsminizi Giriniz
Lütfen En Az 3 Karakter İsim Giriniz
: *
Mesaj Başlığı Giriniz
Lütfen En Az 5 Karakter Mesaj Başlığı Giriniz
: *
E-Mail Adresinizi Giriniz
E-Mail Boş Bırakın veya Doğru Mail Adresi Giriniz.
:   
Yorumunuzu Yazınız * Max 1000 karakter.Kopyala yapıştır yaparsanız yorumunuz kesilebilir.
Lütfen En Az 10 Karakter Bir Yorum Yazınız.
İşlemin Sonucu Kaçtır :
Lütfen İşlem Toplamını Doğru Giriniz.
 " YABANCI MİSYONERLERİN ANADOLUDA YUNAN MEZALİMİ RAPORLARI (SON) " Haberine Yapılan Yorumlar
Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır.  Sayfanın üstüne gitmek için tıklayınız...
Sizde Reklam Verebilirsiniz
Yazarlarımızdan...
Yazarlar - Son 5 Yorum
Haberler - Son 5 Yorum
Sizde Reklam Verebilirsiniz
Facebook'ta Bizi Bulun


Ulusal Gazetelerin Mansetleri
 Bir Gazete Seçin