Hakkımızda | İletişim
Haymananın İlk ve Tek Siyasi Bağımsız Gazetesi

ATEİST-MÜSLÜMAN TARTIŞMASI-1
13/10/2017
Bu gün sizinle ilginç ve o derecede tartışma konusu olan önemli bir konuyu paylaşacağım. Konu sosyal medyada çok tartışılan 2017 - 30 Zaffer Bayramı’nda Sayın Genel Kurmay Başkanının Eşinin tören yerindeki baş örtü takışından dolayı  M.T. ile sosyal medyada aramızda başlayan tartışmanın İslam dünyasındaki din yaşantısı tartışmasına  dönüşen bir anatominin orjinalini paylaşacağım. Nezaket gereği muhattabımın isminin sadece baş harflerini belirteceğim. 
Halil Kuş: Bu resmi paylaşan Atatürkçü arkadaşların, Sayın Genel Kurmay Başkanının Eşinin baş örtülü resminin neden sık sık paylaşarak ne demek istediklerini de açıkca not düşerlerse eminim bir çok arkadaşımızda aydınlanmış olacak.! Ayrıca baş örtü bu kadar güçlü mü ki koskoca hizası bozulmuş bir orduyu hizaya getirsin.!
M. K.: Suratlarında 30 Ağustos'un gururunu mu yoksa altına istemeyerek girdikleri yükün acısını mı görüyorsunuz? Başörtü tabii ki güçlü cahil halkı güdümlemek için, hatırlarsanız ülkede her şey başörtüsü adı altında kakalanan türban ile başladı. Kadının yüzündeki ifadeye bakın sonra yorumunuzu tekrar gözden geçirin.
Halil Kuş; İnsanların şekil şemalarına bakılarak, anlık yorum yapmayı, benim fikirsel düşünceme göre ön yargı olarak görürüm.. Çünkü insanlar bazen hüzünlenir bazen gülerler. Şahsen bana göre önemli olan bu kişinin görevine dair genel icraatıdır diye düşünmekteyim. Çünkü benim düşünceme göre önemli olan, millet adına görev üstlenen idari amirlerin millet adına yaptıkları icraatlardır...! Baş örtü ifadende yer alan "Kakalama" yakıştırmanı da doğru bulmuyorum. Çünkü milletimiz içerisinde büyük bir kesimin doğrudur yanlıştır önem verdiği bir giysi meselesidir.. Baş örtüsünün halkı güdümlemek için kullanıldığını söylüyorsun. Bence bu düşünceden bakarsak buna bezer bir çok değeri halkı güdümlemek için kullanıyorlar diyebiliriz. Ülkemizde her şeyin türban tartışmasıyla başladığı ifadeniz, İslamcı’lık ve Laik’lik konumunda değerlendiriyorsanız bu ayrı bir konu...Hoşça kalın..
M.K.: Halil Kuş para biriktirip anneler gününde annemize eşarp alırdık.. Eşarpın nasıl kullanıldığını da bilirsiniz, 70'li yıllara dönüp bakarsanız hatırlarsınız. Tıpkı Yunanistan, İtalya, İspanya gibi akdeniz ülkelerinde ve balkan ülkelerinde kullanıldığı gibi kullanılırdı. Türban kullanılan, bu şekilde bir bağlama şekli olan bir ülke ismi verir misiniz? Haa, asla bir sistemi olmamış Türk milli futbol takımını baz alırsanız, dünyada türban sistemini uygulayan tek ülke olarak gururlanmak ta mümkün olabilir tabi.. Görüş meselesi.. Şimdi türban takanların ana problemi başlarını örtmek, saçlarını kapatmak değil mi? Türban yerine, eşarp takın, onda da baş ve saç örtülmüş oluyor argümanı ile teklif götürün, bakalım ne cevap alacaksınız. Türban bu ülkenin dibine konulan dinamitlerin çakmağıdır. Türk-islam sentezi diye milleti uyuttular, Türk Kültürü ile islam kültürünün ortak noktası var mıdır, varsa açıklar mısınız? 30 Ağustos Zafer kutlamalarında yüzünden düşen bin parça olan tiplerin, başlarını zoraki örterek ve çiğ köfte yiyerek resepsiyonda oturmaları sizce hoş olabilir. Başka ülkelerdeki zafer bayramı kutlamalarını seyretmenizi rica ederim.
Halil Kuş-M.K.: Öncelikle medeni bir anlayışla sohbetinizden dolayı sevgilerimi iletirim.. Baş örtü konusunda aslında çok fazla ayrıntısı olmaksızın aynı denklemde düşünüyoruz. Ancak günümüzdeki uydurulan Dine değil indirilen dine inanan bir Müslüman olarak, türban üzerinden İslam’a saldıran ve saldırtan-anlayış ve paylaşımlara tepkiliyim.! İslamın yüce kitabı Kur-an’da TÜRBAN diye bir kelime meali yoktur.! Kur-an vücut hatlarını kapatan giysiyi erkek kadın için emreder.! Dolaysıyla Türk İslam senteziyle bir alakası yoktur.. Eski Türk kültürü ile İslam kültürününün ortak noktasına gelince; sadece bildiğim bir kaç örneği paylaşmak isterim. 
1 - Eski Türklerde tanrı tekdir göklerdedir ve Tanrı soyuttur. 2-Hırsızlık, cinayet, tecaüz, iftira gibi İslam’da yasak olan değerlere sahiplerdi. 3-Türkler, Cennet (uçmağ )ve cehennem (tamu) in varlığına inanmışlardı. 4-İnandıkları Tanrıya kurban keserler.. E. Türklerde bu gibi değerlere İnanış var ama din yok.  Tarih kaynaklarında buna bezer bilgiler yer almakta.. Aslında Türban kavgasının temeli bana göre sandığınız gibi 15 -20 senelik mesele değil bu kavga 1924’ten bu tarafa devam etmiştir.
 Şimdilik hoşca kalın..DEVAM EDECEK..

Bu yazıya toplam 1 yorum yapıldı.
Mesajınız Gönderiliyor
Lütfen Bekleyiniz...


Teşekkür Ederiz.
Mesajınız Gönderilmiştir.
En Kısa Zamanda Editörlerimiz
Tarafından Kontrol Edilip Yayınlanacaktır.


Olası Sebeplerden Ötürü
Mesajınız Gönderilmemiştir.
İnternet Bağlantınızı Kontrol Edip
Tekrar Deneyiniz.
İsminizi Giriniz
Lütfen En Az 3 Karakter İsim Giriniz
: *
Mesaj Başlığı Giriniz
Lütfen En Az 5 Karakter Mesaj Başlığı Giriniz
: *
E-Mail Adresinizi Giriniz
E-Mail Boş Bırakın veya Doğru Mail Adresi Giriniz.
:   
Yorumunuzu Yazınız * Max 1000 karakter.Kopyala yapıştır yaparsanız yorumunuz kesilebilir.
Lütfen En Az 10 Karakter Bir Yorum Yazınız.
İşlemin Sonucu Kaçtır :
Lütfen İşlem Toplamını Doğru Giriniz.
 " ATEİST-MÜSLÜMAN TARTIŞMASI-1 " Yazısına Yapılan Yorumlar
Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır. Sayfanın üstüne gitmek için tıklayınız...
Sizde Reklam Verebilirsiniz
Yazarlarımızdan...
Yazarlar - Son 5 Yorum
Haberler - Son 5 Yorum
Sizde Reklam Verebilirsiniz
Facebook'ta Bizi Bulun


Ulusal Gazetelerin Mansetleri
 Bir Gazete Seçin