Hakkımızda | İletişim
Haymananın İlk ve Tek Siyasi Bağımsız Gazetesi

DİNAZOR..!
13/10/2017
   AK Parti Metal Yorgunluğu adı altında bir takım istifa operasyonları yaptı, yapmaya devam ediyor. Hakikaten anlatıldığı gibi bir metal yorgunluğu ise söylenecek çok şey var. Yok sebep bambaşka şeyler ise, yine öküzün altında buzağı, malak hatta oğlak bile aranır. 
    Metal yorgunluk demişken, ilçemizde bu yorgunluğun had safhada olduğu makam ve mevkilerde az değil hani.
En başta belediye meclis üyeleri, encümenler falan. Bazıları var ki, siz onları çok iyi biliyorsunuz, belediye başkanı kim olursa olsun, onlar listelerin en başına kurulmuş oturuyorlar. Elbette hep kazananın yanında olmayı adet edindikleri için de koltuğa da o derece, tereyağından kıl çeker gibi oturuyorlar. Yerlerini yadırgama falan yok. Zaten hiç kalkmamışlardı ki.
    Peki ne kerametlerini gördük? Ben göremedim, siz gördüyseniz bilemem. Şimdiye kadar bunların bir projelerini, bir eserlerini, memleketi kurtarma adına bir adımlarını ne gördüm, ne de duydum. Ama kendilerine sorsan, dünyanın ve de Haymana’nın merkezi kendileri. Onlar biraz yana kaysa, memleketin şirazasi kayacak, devrileceğiz. O kadar da kendilerinden memnunlar. İşe sokmadığınız akrabanız kalmadıysa, artık bir zahmet boşaltın o koltukları.
   Tüm bu metal yorgunu beylerin tek numaraları, ya iyi bir oy potansiyeline sahip olmaları, ya da cüzdanlarının kabarık olmaları. Başka bir özellikleri ve güzelliklerini mikroskopla baksanız göremezsiniz. 
    Bir diğer metal yorgunları da bazı okulların müdürleri. Onlara da sorsan tecrübe abideleri, okulların duayenleri, bu işin pirleri, eğitim ailesinin zeka küpleri. Artık bir kenara çekilseniz desek, onlarda “Biz gidersek bu okulda deprem, öğrenci öğretmen telef olur. Buranın başarı mimarı benim” diye koltuğa yapışır. Ayaklarından çekseniz, tırnakları ile yapışıp tekrar  otururlar minderi kabarık koltuklarına. “Hangi başarılarınız var hocam hele bir gösterseniz” desek, alayı kuşe kağıtlara basılmış lüzumsuz takdirlerden  başka bir şey değildir. Eğitime katkılarınızın bir seceresini çıkaralım, kaç öğrenciyi kalbur üstü okullara, üniversitelere yerleştirdiniz, bize bunlarla gelin. Yazının icadından bu yana o koltuklardasınız hocalarım, müdürlerim. Sizlerinde az yana kayma vaktiniz gelmedi mi? Bize Bahtiyar Sevim’ler lazım, bahtımızın artık gülmesi için.
   Metal yorgunluğu sadece kurumlarda mı? Birçok esnaf, kendileri kabul etmese de bu yorgunluğu iliklerine kadar hissediyor ve hissettiriyorlar. Belki biz aşina olduğumuz için farkına varamıyoruz, ama dişardan gelen bir misafir şak diye teşhisi koyuyor. O eskilerden kalma nemrut ifadeler, “ister al, ister alma” tavırları, dükkanında hala küflü hava  ile değişime ve gelişime direnmişliği iliklerinize kadar hissedersiniz. Haymana’nın herhangi bir köyünden gelen vatandaş ile Çankaya’dan gelen asortik kişiye aynı davranış ile mal satma uğraşı, hangi esnaf ve ticaret kitabında yazar? Sakala göre tarak çalma, nabza göre şerbet verme belki insan olmanın adabına ters olsa da, esnaflığın yazılmamış kuralıdır.
   “Zaten az müşteri var, ilk gelenden günlük ciromu kazanayım” mantığını kuşanmış, dükkan girişinine de karınca duası ve ayet-el kürsü’yi asarak herşeyin tamam olduğunu sanana “metal yorgunu” hafif kalır, artık dinazorlaşmış ticaret erbapları da bir kenara çekilsin!..    
   Kısacası metal yorgunluğu bu kişilerle birlikte şehrimize yerleşmiş. Ağustos sıcağında metal bir yorgan gibi örtmüş üstümüzü. Ne altında dönebiliyoruz, ne de atıp kurtulabiliyoruz.  Bize yine Ağustos sıcağında genç, dinamik, azimli, çalışkan ve kararlı karıncalar lazım, geleceği kurtarmak adına. Bunca yıldır saz çalıp, türkü söyleyen Ağustos böceklerinin devri geçti. Onlar yüzündendir ki, her kış geldiğinde iliklerimize kadar üşümemiz ve bir türlü baharı görememiz. Söyleyecek sözü, son atımlık barutlarını kullananlar bir kenara çekilin artık. Çekilin ki dağlarına bahar gelsin memleketimin. Taze, gür ve pırıl pırıl umut taşıyan fidanlar yetişsin.
HAFTANIN SÖZÜ: Cuma namazını kaçırmayıp, vergi kaçıranlar da selam olsun.  
HAFTANIN HABERİ: 3500 TL’ye aldığı telefonu arka cebine koyup kahveye gelen O.Ç(25) sandalyeye oturup “çatırt” sesini duyunca; “Allahım inşallah belim kırılmıştır” dedi.
SAYGILARIMLA   
 

Bu yazıya toplam 1 yorum yapıldı.
Mesajınız Gönderiliyor
Lütfen Bekleyiniz...


Teşekkür Ederiz.
Mesajınız Gönderilmiştir.
En Kısa Zamanda Editörlerimiz
Tarafından Kontrol Edilip Yayınlanacaktır.


Olası Sebeplerden Ötürü
Mesajınız Gönderilmemiştir.
İnternet Bağlantınızı Kontrol Edip
Tekrar Deneyiniz.
İsminizi Giriniz
Lütfen En Az 3 Karakter İsim Giriniz
: *
Mesaj Başlığı Giriniz
Lütfen En Az 5 Karakter Mesaj Başlığı Giriniz
: *
E-Mail Adresinizi Giriniz
E-Mail Boş Bırakın veya Doğru Mail Adresi Giriniz.
:   
Yorumunuzu Yazınız * Max 1000 karakter.Kopyala yapıştır yaparsanız yorumunuz kesilebilir.
Lütfen En Az 10 Karakter Bir Yorum Yazınız.
İşlemin Sonucu Kaçtır :
Lütfen İşlem Toplamını Doğru Giriniz.
 " DİNAZOR..! " Yazısına Yapılan Yorumlar
Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır. Sayfanın üstüne gitmek için tıklayınız...
Sizde Reklam Verebilirsiniz
Yazarlarımızdan...
Yazarlar - Son 5 Yorum
Haberler - Son 5 Yorum
Sizde Reklam Verebilirsiniz
Facebook'ta Bizi Bulun


Ulusal Gazetelerin Mansetleri
 Bir Gazete Seçin