Hakkımızda | İletişim
Haymananın İlk ve Tek Siyasi Bağımsız Gazetesi

ŞEN OLA DÜĞÜN ŞEN OLA
24/11/2017
Hep söylerim ya! Çocuklarımız bizim geleceğimizdir, bizi hayata bağlayan en önemli varlıklardır, büyük umutlarla yetiştiririz, birde bakarsın yarının büyükleri oluvermişler.
İlköğretim, lise ve üniversite hatta ikinci üniversiteyi bitirmiş iş hayatına atılmışlardır.
İş bulamayanlar ise iş bulma telaşesi içersindedirler. Şu dönemde iş bulmak tabiki çok kolay değil, iş bulsa da bulduğu iş eğitimine ve branşına uygun olacak mı? Parasal yönden onu tatmin edecek mi? İş garantisi ve güvencesi nasıl olacak? Soruları ister istemez insanın aklına geliyor. Başka bir çözüm yolu da var, eğer bu çözümse tabi; ya kabul edeceksin yada kabul edeceksin. Güç bela bir işe girdin şimdi sıra geldi evlenmeye. Burada kız erkek ayrımı yapmadan bundan bahsetmek istiyorum.
Gençler birbirlerini tanıyarak aşık olmuşlar flört hayatı yaşıyorlar, büyükler bunu kabul etse de etmese de artık bu böyledir.
Daha sonra evlenme kararı alırlar ve iki aile arasında diyalog başlar, söz nişan derken düğün kararı verilir.
Bu haftaki konumuz düğünler olacaktır. Çok büyük bir düğün yapılmasa bile küçük çaplı düğünlerin dahi maliyetleri çok yüksek olmaktadır.
Elbette ki büyükler evlatlarının mutlu yuva kurmasını isterler. Bunun için varını yoğunu ortaya dökerler, öyle veya böyle düğün başlar, tüm davetliler hısım, akraba, eş, dost, konu, komşu düğüne katılır. Eğlenilir, yenilir, içilir. Gelin ve damada takı merasimi başlar ve değişik hediyeler sunulur, davetlilerde düğüne boş gelmezler. Bu gelenek eskiden bu güne süregelmiştir, aslında düğün sahiplerine karşılık beklemeden yapılan bir yardımlaşma olması gerekirken bir gösteriş haline gelmiş o altın taktı bende takmalıyım veyahut ben altın taktım karşılığı gelir düşüncesi hasıl oluyor.
Ülkemizde asgari ücretle çalışan sayısının ve işsiz sayısının çok olduğu şu dönemde bir çeyrek altının hergün artış gösterdiği bu zamanda düğünlere iştirak etmenin ne kadar zor olduğunu görüyoruz. Evlenen çiftler ve aileler arasında zaman zaman tatsızlıklara sebep oluyor, bu gibi olaylar zaman zaman basına bile yansımakta. Takı olaylarını fazla abartmayalım. (az veren candan çok veren malden verir).
Düğün sahipleri misafirleri güleryüzle karşılayarak buyurederler. Düğünlerimiz hareketli ve eğlenceli geçer, düğünün en eğlenceli anında silahlar patlamaya başlar, biri ikisi üçü derken düğün alanı savaş alanına döner bunu da eğlence gördükleri için zevkle yaparlar. Bu olaylar genelde kırsal kesim ve mahallelerde görülür. Bunlara düğün magandaları denilir. Bu olaylar hoş olmadığı gibi insanlar tarafından da olumlu görülmez, bir de konvoy magandaları var ki araba kullanışlarından tutun eğlenmeleri bile çok acayip oluyor, yüksek sesle bağrışmalar hatta müfredit olsa da sağa sola silah atmaları gibi olumsuz olaylar yaşanıyor.
Maç bitimi çıkışlarında, hele galip geldiysek bizim eğlenmemiz bir başka oluyor. Sokakta silahlı saldırılar, soygunlar, gruplar arasındaki çatışmalar, bireysel olarak yapılan saldırılar günümüzün kanayan yarasıdır ve çözüm bekleyen en önemli sorunlarımızdan birisidir. Silah kullanmaktan zevk alan kişiler acaba ne ile karşılaşabileceklerini biliyorlar mı? Diyelim ki düğünde silah kullandın, yaralama veya ölüme neden oldun. Bu demektir ki alacağın cezanın yanında birde büyük ceza var ki, o da kendi vicdanı ile yüzleşmek. Karşındaki masum insanı yaralayıp veya öldürdüğün gibi hem etrafına korku saldın, hem de düğün sahiplerinin düğününü kan ve gözyaşına buladın. Bunlara hakkın var mıydı? Bu gibi olaylar günümüzde basın ve yayın organlarında sık sık duyrulmaktadır. Şimdi yetkililere soruyorum; ülkemizde ne kadar ruhsatlı veya ruhsatsız toplam kaç silah bulunmaktadır, merak ediyorum doğrusu? 20 milyon mu? 50 milyon mu? yoksa 80 milyon mu? Silahlanmaya karşı acil önemlemler alınmalı ki insanlarımız rahat ve huzurlu ortamlarda yaşasınlar. Silah tutan ellere kalem verelim, çünkü kalem kılıçtan keskindir. 
Haftaya görüşmek üzere hoşçakalın, sağlıcakla kalın.

Bu yazıya toplam 1 yorum yapıldı.
Mesajınız Gönderiliyor
Lütfen Bekleyiniz...


Teşekkür Ederiz.
Mesajınız Gönderilmiştir.
En Kısa Zamanda Editörlerimiz
Tarafından Kontrol Edilip Yayınlanacaktır.


Olası Sebeplerden Ötürü
Mesajınız Gönderilmemiştir.
İnternet Bağlantınızı Kontrol Edip
Tekrar Deneyiniz.
İsminizi Giriniz
Lütfen En Az 3 Karakter İsim Giriniz
: *
Mesaj Başlığı Giriniz
Lütfen En Az 5 Karakter Mesaj Başlığı Giriniz
: *
E-Mail Adresinizi Giriniz
E-Mail Boş Bırakın veya Doğru Mail Adresi Giriniz.
:   
Yorumunuzu Yazınız * Max 1000 karakter.Kopyala yapıştır yaparsanız yorumunuz kesilebilir.
Lütfen En Az 10 Karakter Bir Yorum Yazınız.
İşlemin Sonucu Kaçtır :
Lütfen İşlem Toplamını Doğru Giriniz.
 " ŞEN OLA DÜĞÜN ŞEN OLA " Yazısına Yapılan Yorumlar

Başlık:

Baş sağlığı...

05:14:40

Gönderen:

Halil Kuş

1/Aralik/2017

Değerli kalem taşım, Merhuma Allah tan rahmet diler, şahsınıza ve ebeveynlerinize baş sağlığı dilerim..Mekanı Cennet olsun.


 Sayfanın üstüne gitmek için tıklayınız...
Sizde Reklam Verebilirsiniz
Yazarlarımızdan...
Yazarlar - Son 5 Yorum
Haberler - Son 5 Yorum
Sizde Reklam Verebilirsiniz
Facebook'ta Bizi Bulun


Ulusal Gazetelerin Mansetleri
 Bir Gazete Seçin