Hakkımızda | İletişim
Haymananın İlk ve Tek Siyasi Bağımsız Gazetesi

Haymana Gazetesi


24-25 KASIM
30/11/2018
24 Kasım Öğretmenler Günü, 25 Kasım kadına yönelik şiddete karşı uluslararası mücadele günü, günler arasına sıkıştırılmış iki önemli gün. O günler için hazırlanan birkaç süslü söz ve yerine getirilemeyen vaatler, sonrada gün bitti. Harç bitti, ameleye paydos. Öğretmenler günü ve buna benzer tören ve bayramlar eskiden, halkın da katılımıyla coşkulu ve heyecanlı bir şekilde kutlanırdı ve ben bunu bazen övgüyle karşılar bazen de sitem ederdim. İsterdim ki yaşantımızın bütün kesitlerinde törenlerde başarılı olduğumuz kadar başarılı olalım. Pekala şimdiki kutlamaların nesi var diye soracak olursanız, hiçbir şeyi yok, gerçekten hiçbir şeyi yok. En başta programı hazırlayan kişilerde heyecan yok, kutlayan kişilerde kutlama ruhu eksik. İstek ve arzu yetersiz olunca malesef kutlamalar sönük. Halkla iç içe nasıl olunur anlatayım. 30-35 sene evvel milli bayramların birinde köyün en yaşlıları ve savaş gazileri programa dahil edilmiş ve onlardan anılarını anlatmaları ve şiir okumaları istenmişti. Tören  esnasında köydeki  en yaşlısı dedemiz herzaman olduğu gibi yine kürsüye davet edildi. şiir okumak için elini cebine attığında okuyacağı şiiri bulamadı, ceplerini iyice karıştırmasına rağmen şiiri bulamadı, mikrofonu eline aldı ve " millet öyle bir millet ki..." diyip kürsüden indi oda köyün bazı muziplerinin gizlice şiiri aldıklarını anlamıştı. O anda öyle bir alkış tufanı koptu tabiki. İzleyicilerde şaka olduğunu anlamıştı. Şimdi sizlere soruyorum, böyle bir şaka günümüzde yapılsa acaba kim nekadar kaldırabilir ve okadar hoşgörülü olabilir? Neyse sayın öğretmenlerim öğretmenler gününüzü kutlar ve öğretmenlik için sıra bekleyenlerin bir an evvel atanmasını, görevdeki arkadaşlar içinde sosyal ve ekonomik isteklerinin bir an önce yerine getirilmesini dilerim.
Eğitim camiasında öğretmenleri insanın beyni olarak düşünürsek diğer personelide insanın kalbi, gözü, kulağı ve diğer organları olarak görebiliriz. Milli eğitim bir bütündür diğer personel  ve öğrenciler bu bütünün parçalarıdır.
Kadına yönelik şiddete karşı uluslararası mücadele gününe gelince ülkemizde her geçen gün artan kadına şiddet, taciz ve tecavüz olayları çoğaldıkça çoğalıyor. Kadın hak ve özgürlükleri bazı ülkelerde hiç yokken bazı ülkelerde kısmen de olsa uygulandığı görülmekte fakat yinede gelişmiş ülkelerde dahi bu olumsuz davranışların  önüne geçilemediği bilinmektedir. kadına yönelik şiddete karşı uluslararası mücadele günü dünyada 25 kasım 1999 yılından itibaren kutlanmaya başlamıştır. Ülkemizde, birçok gelişmiş diğer ülkelerden önce kadına seçme ve seçilme hakkı 5 Aralık 1934 yılında verilmiştir. halada bazı yörelerimizde kadına köle gibi davranıldığı hatta şehirlerimizde bile kadınlarımızın hak ve özgürlüklerinin elinden alındığı aciz bir varlık olarak gözüktüğü bilinmektedir. Bunu en mantıksız bakış açısı olarak görüyorum. Kadın ve erkek eşitmidir? Elbette kadın ve erkek yaratılan en nadide varlıklardandır, kadın ve erkeğin birbirlerinden hiçbir ayrıcalığı yoktur. Nekadar kadın ve erkeğin görevleri farklı gibi görünsede, kadın ve erkek aile ortamının bütünüdür. Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın, her başarılı kadının arkasında bir erkek vardır. Toplumların gelişmesinde kadının da erkeğin de rolü büyüktür. Bir kadını sadece tarla da çalışan, yemek yapan, inek sağan köle izavra gibi görüyorsak bu doğru değildir. Kadının  günümüzde bilim insanı, astronot, inşaat sektörü ve diğer meslek gruplarında başarılı olduklarını görmekteyiz. Kadınlarımıza şiddet uygulamak, taciz ve tecavüz etmek, onları yok hükmünde saymak erkekliğin yüz karasıdır. Bu gibi olaylara karşı kanuni tedbirlerin önemli olduğu kadar psikolojik eğitim ve tedavilerin tabanına inilerek sonuçlandırılması gerekir, aksi durumda şiddeti uygulayanın iyi halden dışarı salınması daha büyük felaketlere sebep olabilir. Ülkemizde kadına şiddet ve cinayetlerin artmasının sebepleri şunlar olabilir; ebeveynlerin çocuklarını evliliğe eğitimli bir şekilde hazırlamamaları, erken yaştaki evlilikler, ekonomik özgürlükler, gençlerin birbirine karşı sabırsız ve anlayışsız olmaları ve ebeveynlerin evlilik sonrası aralarına girerek huzurlarının kaçmasına neden olması gibi nedenlerdir. Bu konular ancak bukadar özetlenebilir.
ÖZLÜ SÖZ:  Eğitim bir insanın diktatör olmasına değil, önder olmasına yarar. (Lord Baraughav)
BİR SONRAKİ YAZIMDA GÖRÜŞMEK ÜZERE, HOŞÇAKALIN, SAĞLICAKLA KALIN.

Bu yazıya toplam 1 yorum yapıldı.
Mesajınız Gönderiliyor
Lütfen Bekleyiniz...


Teşekkür Ederiz.
Mesajınız Gönderilmiştir.
En Kısa Zamanda Editörlerimiz
Tarafından Kontrol Edilip Yayınlanacaktır.


Olası Sebeplerden Ötürü
Mesajınız Gönderilmemiştir.
İnternet Bağlantınızı Kontrol Edip
Tekrar Deneyiniz.
İsminizi Giriniz
Lütfen En Az 3 Karakter İsim Giriniz
: *
Mesaj Başlığı Giriniz
Lütfen En Az 5 Karakter Mesaj Başlığı Giriniz
: *
E-Mail Adresinizi Giriniz
E-Mail Boş Bırakın veya Doğru Mail Adresi Giriniz.
:   
Yorumunuzu Yazınız * Max 1000 karakter.Kopyala yapıştır yaparsanız yorumunuz kesilebilir.
Lütfen En Az 10 Karakter Bir Yorum Yazınız.
İşlemin Sonucu Kaçtır :
Lütfen İşlem Toplamını Doğru Giriniz.
 " 24-25 KASIM " Yazısına Yapılan Yorumlar
Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır. Sayfanın üstüne gitmek için tıklayınız...
Sizde Reklam Verebilirsiniz
Yazarlarımızdan...
Yazarlar - Son 5 Yorum
Haberler - Son 5 Yorum
Sizde Reklam Verebilirsiniz
Facebook'ta Bizi Bulun


Ulusal Gazetelerin Mansetleri
 Bir Gazete Seçin